Tarihten Gelen Tespih Kültürümüz / Mehmet Kundakçı
Tespih hayatımıza girmiş bir malzeme. Kimisi dini açıdan kullanmakta, kimisi koleksiyon için tercih etmekte, tespih kültüründen bahseder misiniz?
Tabi ilk etapta tespihin Müslümanlar açısından bakıldığında bir gayesi var, Tespih, Rabbimizi zikretmemiz için bir vasıtamız, aracımız, bununla Rabbimizi zikrediyoruz, tespih ediyoruz, hamdediyoruz, onun büyüklüğünü zikrediyoruz, idrak ediyoruz, ‘Allahü ekber’ diyoruz. Tabi kitaplarda yazıyor daha önceleri çakıl taşları biriktirmişler vs. derken günümüze kadar bu şekle gelmiş. Tespih dediğimiz zaman sayıyı belirtmek açısından önemli, dinimizde bazı zikirlerin bazı sayılarla yapılması çok önemli. Meşayihlar bunu bir kilidi açan anahtar gibi nasıl ki anahtarda bir dişli noksan olsa ya da fazla olsa kilidi açamazsın, aynı şekilde burada da bir sayı noksan ya da fazla çekilirse kilidi açamazsın. Bu sayılar sırdır dolayısıyla sayıyı belirtmek açısından tespih Müslümanların vazgeçilmezi. İş tespih olunca da çeşitlenmiş, burada sağlık faktörü işin içine girmiş mesela Osmanlı’dan gelen kuka tespihi diyoruz, eskiden Osmanlı’da kuka tespihi kullanmak bütün doktorlara şart koşulmuş çünkü kukanın özelliği mikrobu kırması ve dezenfekte özelliği var. Osmanlı sadece tespih çekmek için çekmiyor, öyle insanlar ki birçok işi bir arada yapıyor.
Osmanlı’da hocaefendiler doksan dokuzluk çok kıymetli bir tespihi yanlarında taşırlar “Eğer vefat edersem bu tespihi satın benim kefenimi her şeyimi bu tespih karşılar” derlermiş.
Bizim ecdadımız Osmanlı çok yönlü insanlar, her şeyi hakkıyla yapmışlar. Tespih deyip geçmemek lazım bunun da birçok amacı var. Mesela kehribar tespih dediğimiz amber, çok mübarek bir nesne birçok faydaları vardır.
Kehribar nasıl elde ediliyor ve faydaları nelerdir?
Kehribar, şu anda soyu tükenmiş bir çam ağacının reçinesinin toprağın altında milyonlarca sene sonra fosilleşmesiyle oluşuyor, bu fosilin işlenmesiyle elde ediliyor. Şu anda soyu tükenmiş durumda bu yüzden fiyatı o kadar pahalı, nadir çıkıyor, zor bulunuyor. Atıyorum beş ton topraktan belki de bir kilo çıkarabilirsiniz, en büyük parçaları yumruk kadar, daha büyük parçalar çok nadirdir. Kehribar soğuk algınlığı, astım, guatr, bronşit ve alerji tedavisi için boyun bölgesinde kullanılır. Boğaz ve tiroid enfeksiyonlarını tedavide diğer taşlardan üstündür.
Piyasada fiyatı çok uygun ürünler var ne dersiniz, yoksa reçine tozundan mı yapılıyor?
Tabi değerli olduğu için normal çalışılanın dışında atık oluşuyor, bu atık petrol ürünleriyle karışım şeklinde de yapılıyor. Hem fiyat düşüyor müşteriye ucuz fiyatla hitap etme imkânı doğuyor hem de zayi edilmemiş oluyor. Bazı taklit ürünlerde var biz bile ayrıştırmakta zorluk çekiyoruz. Tabii önemli olan hasını kullanmaktır.
Bazılarının içerisinde orijinal şeyler çıkıyor küçük karıncalar vs.
Tabii ki fosil oluşursa dediğiniz gibi karıncadır vs. bir milyon sene öncesindeki bir hayvanın fosili çıkıyor içerisinde, düşünün yani tabii ki bu tesbihe değer katacaktır. Hem fiyat olarak hem görsel olarak değer katar.
Tespih deyince yaz ve kış kullanılan tespihler de ayrı olurmuş, kışın daha çok ağaç tespihleri tercih ederler yazın ise serin tutması için taş tespihleri tercih ederlermiş. Taş tespihlerin insan üzerinde bazı tesirleri var. Tabii taşına göre değişiyor, bu tesirlere biraz değinir misiniz?
Yazın serin tutan kışın sıcak tutan taşlarımız var. Mesela İran taşı dediğimiz Şah Maksut isimli taş hakikaten yazın serin tutuyor, ortam sıcaklaştıkça taş serinleşiyor, kışın da tam tersi, hatta şu anda Kâbe’nin zemini bu taşla yapılmıştır, dikkat ederseniz bastığınız yerler hep serin, taşın özelliği yoksa o kadar sıcakta o taş nasıl serin olabilir, alttan soğutması vs. yok, taş sıcağı serine çeviriyor, klima gibi bir taş, Allah öyle yaratmış. Bu tip taşlar da tespih yapımında kullanılıyor. Natürel taşlar dediğimiz piyasadaki bildiğimiz taşlar var bunlarla ilgili zaten hocalarımız yorumlar yapıyorlar, Hasan Kocabaş Hocamız var, Ahmet Maranki Hocamız, bunların eserleri var, bunlardan geniş bilgi de edinilebilir. Bu taşlar her biri ayrı mineral içeriyor, Rabbim bunların her birine ayrı bir mineral yerleştirmiş. Daha çok volkanik patlamalarla vs. şeylerle toprağın altında milyonlarca sene, denizin altında vs. derken değişik başkalaşım şekilleriyle çok değişik içerikte değişik değişik renklerde taşlar ortaya çıkmış. Bunu kimyacılar ölçüyorlar, bakıyorlar içerisinde ne kadar demir var ne kadar mineral var. Bu kimyasal maddelerin biliyorsunuz vücuda etkileri var, buradan yola çıkarak uzmanlar yorum yapıyorlar.
Bu taşlar deriye temas ettiği zaman, işte kolye veya tespih bir şekilde dokunduğun zaman bu vücuda manyetik olarak etki yapıyor. Vücuttaki elektriklenmeyi bu taşlar alabiliyor. Akik taşını da tespih olarak çektiğiniz zaman vücuttan elektriği alabiliyor. Cep telefonu taşıyoruz, radyasyon yükleniyoruz, radyasyonu da Kuvars dediğimiz taşlar var, Kuvars taşları radyasyonu çekiyor. Avrupa’dan ithal bazı cep telefonlarının dış yüzeyini kuvarslı yapmışlar, demek ki uzmanlar tarafından da bunun teyidi var. Taşlar sadece görsel bir obje değil sağlık açısından da faydası olan maddeler.
Bizim Oltu taşımız da var değil mi?
Onun diğer bir ismi de kara mercandır, kehribarın da değişik bir oluşumudur diyelim. Erzurum Oltu bölgesinde çıkıyor ama maalesef şu anda kalmadı gibi bir şey. Rusya’da var ama bizim buradaki taşın yerini tutmuyor. Gürcistan tarafında aynı dağın uzantısı var. Şu anda oltu taşı tespihi olarak da Rus oltusu satılıyor piyasada daha çok.
Yani bizim kendi taşımız kalmadı öyle mi?
Kalmadı demiyelim de çok azaldı, antika gibi bir şey oldu, şu anda çıkarma olayı da yok denecek kadar az. Eldeki mevcut dolaşmaya başladı.
Mercanlardan da tespih yapıyor musunuz?
Osmanlı zamanında da mercan inci sedef… Bunlara ilgi alaka var, bunların hepsi kullanılmış zaten. Bizdeki mevcut mercanlardan incilerden sedeflerden tespih yapıyoruz. Mercanlar organik deniz canlılarının iskeletleridir. Saf kalsiyumdan olusmuşlardır. Dünyanın tüm sıcak denizlerinde, özellikle doğu Akdeniz, Kanarya Adaları, Japonya, Avusturalya çevresinde bulunur. Kırmızı mercan taşıyan gebelerin bu hastalıktan korunduğu söylenmektedir. Kırmızı mercan mide ve karaciğerdeki kan yapıcı hücreleri etkiler, kansızlığa, kan dolaşım rahatsızlıklarına, kan hastalıklarına, enfeksiyona ve yüksek tansiyona iyi geldiği söylenmektedir. Kalp ve kan dolaşımını güçlendirdiği ve kadınlarda menstruasyon sıkıntılarını azaltması, kısırlık ve cinsel isteksizliğe iyi geldiği bazı kaynaklarda söylenmektedir.
İnsanların bu taş merakıyla tekrar eski kültüre dönüşüm oldu diyebilir miyiz?
Biraz da ekonomiyle ilgili, şimdi insanlar zaruri ihtiyaçları olduğu zaman bu ihtiyaçları karşılamak için mücadele ediyorlar. Durumları biraz düzeldiği zaman başlıyor giyimdir kuşamdır, takıdır… Şimdi Elhamdülillah eskiye göre insanımız biraz daha nefes aldı diyelim. Bu kültürümüz diğer ülkelere geçerek sınırları aştı, dünyaya açıldı. Eskiden üç beş tane taş varken şimdi bütün taşlar Türkiye’de mevcut gibi… Eskiden bir kuka üç bin beş bin dolarmış mesela şimdi ithalat ihracat açıldı her şey bulunuyor.
Türkiye’deki kültürümüzden gelen kıymetli ustalar var değil mi? Yoksa dünyanın her yerinde yapılabilir yani ama yapılmıyor…
Şimdi kültür olmayan yerde yapılamaz ki… Türkiyemiz de hakikaten çok kaliteli ustalar var, çok güzel taş işçiliği yaparlar.
Sipariş üzerine mi çalışıyorlar?
Sipariş üzerine çalışıyorlar, müşteri istediği tespihi anlatır, usta yazar-çizer sana aynısını çıkartır.
Bunları taşlardan mı yapıyorlar yoksa ağaçtan da yapabiliyorlar mı?
Her türlü üründen yapılabilir. Ustalarımızın kapasitesi buna müsait. Hakikaten Mısır’da da ustalar var özellikle kukaya çalışan. Her şeyden önce bizim Osmanlı’dan aldığımız kültürün yerine hiçbirisi geçemez.
Yani estetik zarafet kıymet veriyor değil mi?
Kesinlikle zaten Mısır’dan vs. yerlerden gelen ürünlerin %99’u bizim buradaki modellerden alınma ama yine de fark ediliyor. Modeli şekli şemali hepsi bizim ürünlerimizin kopyasıdır, sadece orada imal ediliyor.
Camilerde plastik tespihler kıymetsiz olduğu için insanlar birbirine tesbihat için atıyorlar. Tespih bir zikir aracı kutsal değil ama ulu orta atılması da pek uygun değil. Ayrıca, plastik olması değersiz olması ona saygıyı da bir bakıma azaltmış gibi… Ama kıymetli bir şey olsa saygıyı biraz daha ifade edecek. Üstelikte camilerdeki kıymetsiz tespihlerin ne zaman alındığı ve ne zaman temizliği yapıldığı belli değil. Bir camide kaç bin kişi namaz kılıyor o tespihler orada bir yıl iki yıl temizlenmeden duruyor, tespihleri temizlemek kimsenin aklına gelmiyor. Yani hijyen açısından pek sağlıklı görünmüyor. Onun için herkesin kendi tespihi olması gerekir diye düşünüyorum.
Birincisi sağlık uzmanları plastiği tavsiye etmiyorlar, mikrobu toplayan plastik ürünler kesinlikle sağlıklı değil. Sizinde beyan ettiğiniz gibi aslında herkes kendi tespihini kullanması lazım, görsellik açısından da öyle bir zikre başlayacaksın tespihler havada uçuşuyor, insanın hâlet-i ruhiyesini bozuyor, adamın biri çıkıyor şaaaak şaaaak tespih dağıtıyor. Bu olmuyor gerçekten de adamın hâlet-i ruhiyesi bozuluyor. Bir yere gider bir mevlit ya da dinî bir cemiyettir vs. her yerde de camideki gibi tespih bulunacak diye bir kayıt da yok. Zikrin bir mekanıda yok. Sonra güzel bir şey Müslümanlığın bir alameti. Herkes kendi zevkine göre bir tespih seçebilir ve ayrıca bir ağırlığı var.
Ama kimisinin elinde zikir, kimisinin elinde racon gibi duruyor değil mi?
Tespihin şekline göre, külhanbeyleri vesairelerin kullandığı tespihler farklıdır. Tespihin şekli, ceketin duruşu vs. hepsinin bir manası var, şimdi onlar da kayboldu gitti. Şimdi ki külhanbey geçinenlerde imitasyon.
Son günlerde ametist taşından çok bahsediyorlar. Ametis taşının faydaları nelerdir.
Şimdi efendim ametist taşı eskiden çok değerliydi, bir pırlanta kadar değeri var. Firavunlar döneminde vs. saray taşı olarak anılan bir taş. Ametist taşı sonradan çok çıktı piyasaya, akik taşı gibi, akik taşı da çoktur, aşağı yukarı her ülkede bulunur. Dolayısıyla fiyatı düştü, yoksa hakikaten değerli bir taş. Sağlık açısından da faydası var, mor bir rengi var, görselliği de fazla… Hem işlenmiş olarak hem de kayaç şeklinde satılıyor. Onu bizden hem sağlık açısından, negatif enerjiyi alsın diye hem de görsel olarak çok dikkat çeken bir taş olduğu için alıyorlar.
Bir de tespih koleksiyoncuları var…
Tespihin şöyle bir özelliği var, mesela bugün 100 dolara bir tespih aldınız diyelim, beş sene sonra bu tespih 500 dolar, fiyatı sürekli artan bir ürün, genel olarak konuşuyorum, özellikle bu soyu tükenmiş olan ürünlerde, kehribardır, oltudur, fildişi vs. ürünlerin fiyatları sürekli artıyor. Çünkü bunlar yok olmayan şeyler. Hem koleksiyon yapıyor görsel bir zevki oluyor hem de birini alıyor birini satıyor parasal bir getirisi oluyor.
Mesela birisi koleksiyon yapmaya niyet etti, elinde önce hangi parçaları bulundurması lazım, koleksiyonunun olmazsa olmaz parçaları nedir?
Oltu, fildişi, gergedan, balina dişi, bufalo boynuzu, deve kemiği, kehribar olması lazım, yüsüri dediğimiz denizden çıkan bir taş, o da olmazsa olmazlardan.
Yüsüri nasıl bir taş?
Kabuk gibidir, kaplumbağa kabuğu derler ya ona benzer, ışığa tuttuğun zaman bordomsu bir renk çıkar. Erzurum oltusunu alırken dikkat etsinler, Erzurum oltusunu herkes ayırt edemez, Rus oltusu on liraysa Erzurum oltusu yüz liradır, ayırt edemezse zarar eder, renginden hafifliğinden parlaklığından anlaşılır. Natürel taşlar dediğimiz taşlardan güzel tespihler olur, mercandan, inciden de tespih yapılabilir, bunlar da koleksiyona alınabilir.
Koleksiyon dediğiniz zaman otuzüçlük tespihlerden mi oluyor yoksa doksan dokuzluk tespihler de oluyor mu?
Otuz üçlüğü daha çok oluyor ama doksan dokuzluk da çok güzel oluyor, hatta yüzlük yaptıranlar var, zikir çekenler için, yanlarında aksesuarları var her yüz tanede bir yandan saydığınız tespihler de var, zikre has tespihler de var.
