Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Spor Eğitimi Niçin Önemlidir? / Dr. İbrahim Akgün

Bu Yazıyı Paylaşın:
Spor Eğitimi Niçin Önemlidir? / Dr. İbrahim Akgün

Günümüzde evrensel anlamda karşılık bulan sporun amacı ve spor eğitiminin önemine dair neler söylemek istersiniz?

Geçmişten günümüze sporun devasa bir endüstri haline gelmesi ve spor endüstrisinin ülke ekonomileri ile yarışır hale gelmesi sporun evrensel olarak öneminin artmasına ve sporun amacının, önceliklerinin değişime uğramasına neden olmuştur.

Geçmişte sağlıklı bir yaşam tarzı ve boş zamanları değerlendirmek için bir araç olarak görülen spor, zamanla birçok kitlenin ilgilendiği bir uluslararası unsur haline gelmiştir. Sporun yaş, cinsiyet fark etmeksizin dünya nüfusunun geniş bir kitlesine ulaştığı ve zamanla birçok kesimde tutku haline geldiği görülmektedir. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası alanda sporun gücünü fark eden devletler sporu ön yargıları ortadan kaldırmak, ülkesinin popülaritesini arttırmak, olumlu ülke imajı inşa edebilmek için propaganda aracı olarak kullanmaya başlamışlardır. Bu yönüyle sporun artık sağlıklı bir yaşam tarzı olarak yapılan bir unsur olmaktan çıkıp gerek bireysel gerekse devletler ve şirketler açısından küresel bir olgu haline geldiği görülmektedir.

Devletlerin yakın dönemde yürütmüş oldukları spor politikalarına ve spor eğitiminin gençler üzerindeki olumlu etkilerine dair son yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, spor eğitiminin günümüzde bizlere ne kadar önemli bir unsur haline geldiğini göstermektedir.

Toplumların en değerli varlıkları, devletlerin en önemli kaynakları ve toplumun geleceği bilgili, donanımlı, yenilikçi ve öz güveni yüksek gençlerdir. Bu nedenle genç neslin sağlıklı, nitelikli, toplumun sorunlarına karşı duyarlı bireyler olarak yetiştirilmelerinin sağlanması günümüzde devletlerin zorunlu ve önemli politikalarından biri haline gelmiştir. Bu minvalde, gençlerin yüksek sorumluluk bilinci ile yetiştirilmesi ve günümüz gelişmeleri doğrultusunda her türlü imkân ve donanıma sahip olmaları, fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişiminin desteklenmesi ve sağlıklı bir şekilde geleceğe hazırlanmaları için devletlerin bütün imkânları seferber ettikleri görülmektedir.

Yapılan araştırmalarda gençlerde sporun fiziksel ve motorik gelişimin yanında mental, bilişsel ve duyuşsal gelişime de önemli katkı sağladığı saptanmıştır. Ayrıca sporun gençlerin davranışsal gelişimlerini desteklediği gibi çağımızın getirdiği kötü alışkanlıklardan da uzaklaştırdığı yadsınamaz bir gerçektir.

Özet olarak, Batılı ülkeler sporun toplum üzerinde ve özellikle gençler üzerindeki etkisini çok önceden kavramış ve gerekli tedbirleri alarak en başta sporu tüm toplum için ulaşılabilir bir unsur haline getirmiştir. Devlet okullarında ilkokullardan itibaren sportif tesis ve ekipman altyapısını güçlendirerek spor ile tüm gençlere ulaşılmış, ayrıca şehir içerisinde de halkın rahatça ulaşabileceği ve ücretsiz istifade edebilecekleri rekreatif spor alanları kurmuşlardır. Bir ülkede sporun gelişebilmesi ve sporun topluma katkı sağlamasından bahsedebilmek için öncelikle sporun toplumun tüm kesimi için ulaşılabilir kılınması gerektiği gerçeğini unutmamamız gerekmektedir.

Kısaca ifade etmek gerekirse planlı, programlı, ve toplumun tüm kesimi için ulaşılabilir bir spor eğitimi verilirse;

Türkiye Avrupa’da obezitede 1. sırada yer almaz (Dünya Sağlık Örgütü 2022 Raporu). Bireylere daha kaliteli bir yaşam tarzı sunulmuş olur. Bu minvalde, daha sağlıklı ve öz güveni yüksek nesiller yetiştirilebilir.

Devlet bütçesini olumsuz etkileyen sağlık harcamalarının orta ve uzun vadede azalması sağlanabilir.

Son olarak gençleri sporla hareketli kılarak şu anki çocuklardaki üç kritik problemden ikisinin önüne geçmiş olursunuz. Birincisi hareketsiz yaşam diğeri ise ekran bağımlılığının önüne geçmiş oluyorsunuz.

Spor yönetiminde spor politikalarının bir ana akım etkisi var. Spor politikalarının spor yönetimindeki etkisini nasıl anlamlandırmalıyız? Kurumsallaşmak fark oluşturacak bir yol ayrımı diyebilir miyiz?

Belirlenen spor politikaları spor yönetimleri üzerinde çok kritik bir önem arz etmektedir. Belirlenen spor politikaları ile ülke sporunu batırabilirsiniz veya uçurabilirsiniz. Tabii burada en önemli sorun bana kalırsa işlerin liyakat sahibi kişilere teslim edilmemesi. Edilmediği takdirde, ne çağdaş spor dünyasındaki gelişmelere ayak uydurabilirsiniz ne de ülke sporundaki güncel sorunları çözebilecek politikalar üretilebilirsiniz. Üretilebilse bile sahada uygulayamazsınız.

Spor politikalarının spor yönetimi üzerindeki tam olarak olumlu etkisinden bahsedebilmemiz için karar mercileri tarafından üç konunun göz ardı edilmeden politika üretmeleri gerektiğini düşünüyorum.

1. Liyakat sahibi ve dürüst personel atamaları, 2. Seçilen liyakatli personellere gerekli yetki devirlerinin yapılması 3. Seçilen liyakatli ve dürüst personelin kullanımına yeterli bütçenin sunulması.

Kurumsallaşmanın burada önemli bir yol ayrımı oluşturduğunu düşünüyorum. Çağdaş modern bilim bize neyin nasıl yapılacağını araştırmalar ile belirtmiş ve her geçen gün yapılan yeni bilimsel çalışmalar ile de kurumsallaşma sürecinin geliştirildiği gözlemlenmektedir. Kurumsallaşmanın tüm ögeleri eksiksiz olarak uygulandığı takdirde kurumlar içerisinde hem dinamik hem de esnek bir yapılanma oluşturulması sağlanabilecektir.

Çünkü kurumsallaşma; planlama ve koordinasyonu getirir. Etkin örgütsel yapılanmayı getirir. Kontrol ve denetimi getirir. Bunlarda şeffaflığı, eşitliği ve adilliği getirir. Aynı zamanda sorumluluğu ve hesap verebilirliği getirir. Bütün bunlar sağlıklı bir kurumsal hafızayı sağlar ve personelin kuruma karşı aidiyet duygusunu ve motivasyonunun artmasını beraberinde getirir.

Sporun gençler üzerindeki etkisi ve süreç içinde karşılaştıkları sorunlara dair gözlemlerinizi alabilir miyiz? Özellikle ülkemizdeki gençler açısından nasıl bir spor eğitimi planlanmalı? Sahadaki eksiklerimiz nelerdir?

Günümüzde sporun gençler tarafından sağlıklı bir yaşam tarzından daha çok maddi gelir ve sosyal statü kazanmak için yapıldığı gerçeği ile karşılaşıyoruz.

Yapılan araştırmalarda sporun bilgili, çağın gerektirdiği niteliklerle donanmış, aynı zamanda yenilikçi, rekabetçi, iletişim kabiliyetleri ve öz güveni yüksek gençler yetiştirilmesine katkıda bulunduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca ailelerine ve çevrelerine karşı olumlu tutum ve davranışlar geliştirmelerine katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Süreç içerisinde gençlerin karşılaşmış oldukları en büyük sorunlardan birisi, iki ana unsur olan eğitim ve spor arasında koordinasyonun tam olarak sağlanamaması ve iki ana unsurun aksatmadan yürütülebileceği bir sistemin kurgulanmış olmaması. Bu da gelecek ve ekonomik kaygı içerisinde olan gençleri ve ailelerini süreç içerisinde iki unsurdan birini (çoğunlukla eğitimi) tercihe zorlamaktadır. Bu açmazın temel sebebi akademik okul eğitimi ile profesyonel spor eğitiminin aynı potada buluşamaması, birbirlerini ikame edememesi ve her iki alanın da sanki birbiri için riskmiş gibi algılanmasından kaynaklandığı gözlemlenmektedir.

Eğitim sistemimizin içerisindeki bu açmazın çatı kuruluşlarının koordinasyonunun üst düzeye çıkarılması ile beraber uzun vadede yapılacak akademik eğitim ile okullarda spor eğitiminin aynı anda yürütülebileceği fiziki alt yapının oluşturulması ile çözülebileceği düşünülmektedir.

Burada önemli olan akademik eğitimlerini sürdürürken spora profesyonelce devam eden gençlerin hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak ortam sağlanmalı ve karşılaşılan bazı sorunlardan dolayı (sakatlık vb.) istediği düzeye gelemeyenler için alternatif kariyer alanları sunacak mekanizmalar geliştirilmelidir.

Günümüzde gençlerimizin karşılaşmış oldukları diğer sorunlardan biri ise sporu yapabilecekleri ortamlara ulaşmada yaşadıkları zorluklar. Yapmış olduğum görüşmelerde Türkiye’nin adeta kalbi olan İstanbul’da devlet okullarının %90’ında spor tesisi olmadığı bulgusuna ulaştım. Bu oran İstanbul gibi bir şehir için çok yüksek bir rakam.

Yapılabilecekler nelerdir derseniz ivedilikle sporu gençler ve tüm toplum bazında ulaşılabilir kılacak tedbirler alınması gerek. Devasa, içi boş ve verimli kullanımdan uzak futbol stadları yerine her şehirde binlerce okula çok amaçlı spor salonları yapılabilir. Büyük iş adamları vergilerinden düşülmek şartı ile okullara spor tesisi yapımına teşvik edilebilir. Gençlik Spor Müdürlüklerinin bünyesindeki tüm spor tesisleri hafta içerisinde okulların kullanımına açılabilir.

Bunların dışında başarılı öğrenciyi ve öğretmeni teşvik edici tedbirler alınması gerektiğini düşünüyorum. Yetenekli sporcuları teşvik etmek ve yetenekli sporcuları keşfeden ve okula başarılar kazandıran öğretmenleri teşvik etmek için yeni yasal düzenlemeler yapılmalı. Üstün başarılı öğretmenlere derece kademe yükseltme ve başarının düzeyine göre belirlenen cumhuriyet altını karşılığı kadar Türk lirası ödül verilmesini sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.

Sadece beden eğitimi öğretmenlerine özel kariyer puanlama sistemi getirilmeli. Beden eğitimi öğretmenleri, edinmiş oldukları antrenörlük belgelerine, almış oldukları hakemlik eğitimlerine, yüksek lisans ve doktora eğitimlerine, okula kazandırdığı başarılar ve projelere göre, yeteneğini keşfettiği öğrenciler veya millî takıma girmesini sağladığı öğrencilere göre puan kazanmaları sağlayacak bir kariyer puanlama sistemi kurgulanmalıdır. Sistem öncelikle pilot bir şehirde uygulanmalı, sonra tüm ülkede yaygınlaştırılmalıdır.

Ayrıca kurumlar arasında ciddi oranda veri entegrasyon sorunu olduğu gözlemlenmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı(MEB) il müdürlüğünde olan bilgi Gençlik Spor Bakanlığı(GSB) İl müdürlüğünde yok veya GSB il müdürlüğünde olan bilgi MEB il müdürlüğünde yok veya ikisinde de yok. Örneğin bazı okullar spor salonunu spor kulüplerine veya okulun bahçesini park olarak kiralıyor; bundan il veya ilçe müdürlüğünün haberi yok. MEB il müdürlüğü spor organizasyonu yapıyor, bundan GSB il müdürlüğünün haberi yok. Veya tam tersi bir durum söz konusu olabiliyor.

Bu minvalde, iki elit politika yapıcısı olarak MEB ile GSB arasında veri entegrasyonu sağlayacak gerçek zamanlı bir merkezî sistemin kurgulanması gerektiği kaçınılmaz bir gerçektir. Sistem üzerinden okullardaki sportif tesislerin güncel durumlarını içeren bilgiler paylaşılmalı (spor tesislerinin ölçüleri, aydınlatma özellikleri, zemin özellikleri, soyunma odası sayısı, hakem odası, tribün kapasitesi. Protokol tribünü var mı? Yüzme havuzu var mı? gibi detayları içermelidir). Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenlerinin güncel gelişimlerine dair verilerin de paylaşıldığı ayrı bir başlık oluşturulmalıdır. (Bu başlık altında, öğretmeninin güncel antrenörlük sertifikaları, katılmış olduğu hakemlik eğitimleri, uzman olduğu branş ve millîlik bilgileri, almış olduğu yüksek lisans ve doktora eğitimleri ve kazanmış olduğu başarıların güncel bilgileri paylaşılmalıdır.)

Bu kapsamda, bu gibi detayları içeren “MEB Merkezi Sportif Envanter Takip Sistemi” ve “MEB Beden Eğitimi Kariyer Takip Sistemi” adları altında merkezî bir bilgi sistemi kurgulanmalı ve bilgiler gerçek zamanlı olarak dijital ortamda Gençlik ve Spor Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlar ile paylaşılmalıdır.

Millî Eğitimde spor politikalarının olumlu değişim ve gelişimi için ne tür stratejiler önerilmektedir? Bu konuda hangi seviyede ya da nerelerdeyiz?

Burada ilk yapılacaklardan biri kurumlarda kurumsallaşmayı sağlamak olacaktır. Kurumsallaşmanın ilkelerini eksiksiz bir şekilde uyguladığımız takdirde gerisinin geleceğini inanıyorum. İkinci olarak sporu gençler için kesinlikle ve ivedilikle her zaman ulaşılabilir kılmak. Üçüncü olarak bilgili ve donanımlı gençlerimiz için istihdam ortamı oluşturmak.

Bu minvalde, ülkemizin geleceği olan gençlerimizin önlerini açacak yönde politikalar üretilmesi taraftarıyım.

Karar verici mekanizmalar tarafından, çağdaş spor eğitimine dair yapılan gelişmeleri yakından takip eden, ülke ve sporcu sorunlarına karşı duyarlı ve bu sorunları çözüme kavuşturabilecek bilgi ve donanımına sahip gençler yetiştirmeyi hedefleyen politikalar geliştirilmeli ve bu kapsamda gelişimini sağlamış olduğumuz gençler için tecrübe kazanımını sağlayacak istihdam ortamları oluşturulmalıdır.