Sosyal Medya ve Algı Yönetimi / Uluslararası Sos.Med.Derneği Başkanı Said Ercan
Ülkemizde sosyal medyanın bu denli etkili olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sosyal Medya konusunda dünyada ilk 5 ülke arasındayız. Etkili olmasının sebebi: Ülke olarak hem nüfusumuz fazla hem de genç nüfusumuz çok fazla. Öte yandan, eski Osmanlı’nın devamı olarak hem Ortadoğu’da hem Asya’da hem de Balkanlarda öncü olma rolümüzü sosyal medyada sürdürüyoruz.
Sosyal medyada gizliliğe nasıl dikkat etmeliyiz? Bilgilerimiz gerçekten güvende mi?
Sosyal ağların gizlilik ilkeleri okunmalı. Gizlilik ayarları sürekli değişiyor, kontrol edilmeli. Kesinlikle sosyal medyada bilgilerimiz güvende değil. Yazıp unuttuğumuz şeyler, ya da eklediğimiz video ve resimler, uzun vadede başımıza iş açabilir. Mümkün olduğunca dikkatli olmalıyız. Özel bilgileri, WhatsApp, mail bile olsa göndermemeye dikkat etmeliyiz. İnternette saklı bir şey yok, bu iyi bilinmeli.
Sosyal medyanın bir yönü de istihbarat toplama projesi mi?
Edward Snowden açıkladığı gizli bilgilerde yüz tanıma sisteminden, selfie’den, 5 göz ülkesi dediği ülkelerin dijital veri paylaşımından bahsediyor. Kesinlikle sosyal medyada hiçbir ülke masum değil ve büyük veri(big data) dediğimiz data veri madenciliği yapıyor. Artık parmak izimizden retinamıza kadar, şifrelerimize kadar hepsi bir yerlerde saklanıyor ve depolanıyor. Zamanı gelince kullanılmak üzere veriler analiz yapılıyor; bunlar iyi bilinmeli, araştırılmalı.
Sosyal medyada toplanan veriler yardımıyla, ülkeler, toplumlar hakkında analiz mi yapılıyor? Verilerin ülke dışına çıkmaması için ne yapılabilir? Merkezi yurtdışında olan şirketlere ne yapılabilir?
Pentagon muhtelif zamanlarda Google, Facebook ve Twitter yöneticileri ile toplantı yapıyor. Bu firmaların serverları Pentagon sunucularında barındırılıyor diye bilgiler geliyor. Terörle mücadele adı altında, kendilerinin istemediği tüm hareketleri, kişileri takip ediyorlar. Bu anlamda istihbarat örgütleri sosyal medyada özellikle deep web’te çok aktif faaliyet içindeler. Nitekim geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanlığı, vize başvurularında sosyal medyayı kontrol ettiklerini açıklamak zorunda kaldı.
Sosyal medyada sürekli algı operasyonları yapılıyor. Algı operasyonları nasıl yapılıyor, kimler yapıyor? Algı operasyonlarından etkilenmemek için neler yapılabilir, sosyal medyadaki bilgilere nasıl bakılmalı?
Sosyal medya, algı yönetimi ve manipülasyon için çok müsait bir platform. Yapay zekâ ile ve robotik sahte hesaplarla ülke dinlemeleri yapılıyor. WhatsApp için Facebook 20 milyar dolar ödeme yaptı. Bu parayı tabi ki data için, içindeki bilgiler için veriyor. Google bir Amerikan kamu kuruluşu; artık bu tür dev sosyal ağlara masum bakamayız. Algıyı yönetemeyen başka algıya teslim olur. Sürekli burada dijital itibar korunmalı, kötü niyetli paylaşımlar kaynağında engellenmeli, siber güvenlik alanında yetkililer daha fazla çalışma yapmalı.
Yerli arama motoru konusunun önemine vurgu yapıyorsunuz, bu konuyu açıklar mısınız?
Yerli arama motoru, yerli otomobilden daha değerli ve maddi olarak daha büyük, dev bir projedir. Bugün Google ve Yandex’e, reklamlar aracılığı ile SEO dediğimiz Google’da 1. sayfada çıkma faaliyetleri ile, cari açığı arttıran astronomik reklam paraları ödenmektedir. Öte yandan arama motorları, ülkenizde ne arandığı, nelerin popüler olduğu, hangi konularda nasıl aramalar yapıldığı gibi verileri işlemektedir. Devlet için dijital bilgilerimiz başka ülkelerin eline geçmemeli. Devlet, vatandaşlarının dijital özgürlüğünü de korumalı ve buradan gelecek zararlara engel olmalı. Hem kültür emperyalizmine engel olmak için hem aramalarda art niyetli sonuçların çıkarılmaması için hem de maddi olarak paramızın başka ülkelere gitmemesi için bu alanda çalışmalara destek vermeli. Yerli sosyal oyunlar, sosyal ağlar ve tabi yerli arama motoru desteklenmelidir.
