Sahabe Toprağı Eyüp Sultan / Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu
Eyüp Sultan manevi bir merkez ve Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçileri olan önemli bir mekanda belediye başkanı olarak görev yapıyorsunuz. Eyüp Sultan’ı bize anlatır mısınız?
Öncelikle Gönül Dergisi’ne başarılar diliyorum. Bizim medeniyetimizin, ufkumuzun, kültürümüzün bir gereği olarak bir gönül yapmak en büyük ibadettir. Yunus Emre’nin deyişi gibi;
“Yunus Emre der hoca
Gerekse var bin hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir.”
Bizim işimiz de gönüller almaktır, belediyecilik de budur zaten. Eyüp Sultan Türkiye’nin, İslam âleminin göz bebeği olan bir yer. Ebu Eyyûb el-Ensarî Hazretleri İstanbul’un manevî fatihi, manevi büyüğümüz. İstanbul’un fethinin öncesinde Peygamber Efendimiz’in (sav) vermiş olduğu müjdeyle buralara kadar gelmiş ve burada şehit düşmüş büyük bir zat. Ve bu anlamda o zamandan bugüne yüzyıllardır İstanbul’un manevi büyüğüdür. Sadece kutsal günlerde değil, Eyüp Sultan sürekli insanların ziyaretgâhı olmaktadır; üç aylarda, Ramazan’da daha da çok artmaktadır. Biz Eyüp Belediyesi olarak buraya gelen herkesi kendimize misafir olarak kabul ettik. Eyüp Sultan’ın hizmetkârları olarak onun adına bu misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlama düşüncesindeyiz. Onun için buradaki çalışmalarımıza geldiğimiz günden beri ayrı bir önem verdik. En başta ciddi bir alt yapı ve iyileştirme gerekiyordu. Eyüp Sultan Hazretleri’nin kabrinin burada olmasından dolayı Osmanlı’dan itibaren burası tarihi kimliğe sahip bir şehir haline gelmiş. Biz bu tarihi kimliği tekrar gün yüzüne çıkarttık, eski eserleri onardık ve bunların doğru fonksiyonlarla yaşamasını, hizmet etmesini sağlamaya gayret gösteriyoruz. Külliyeler, medreseler, tekkeler, birçok camiler onarıldı. Hatta şöyle söyleyebiliriz: Eyüp’te kamuya ait, projeleri devam edenler dışında onarılması gereken yer kalmadı. Özel mülkiyetler hariç, onlara da bakıyoruz, onların da bütçelerini hazırladık, onları da restore edeceğiz. Eyüp Sultan’da merkezden başlayarak halka halka bu genişleyen manevi havanın farkına varırsınız. Biz de Eyüp Sultan’ın manevi havasına gölge düşürecek her şeyi düzeltmeyi hedefliyoruz. Yolların, insanların, atmosferin Eyüp Sultan’a yakışır olması için çalışıyoruz.
Eyüp’ün girişindeki tarihi eserlerin onarılmış olması insanı hemen tarihi dokunun içine sokuyor.
Üçgen ada dediğimiz bölgenin restorasyonunu tamamen biz yaptık, ön cephelerini ve içlerini yaptık. Şu anda Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Zal Mahmut’un Mimar Sinan’a yaptırdığı cami, medrese, türbe, çeşmeden meydana gelen bir külliyenin restorasyonu devam etmektedir. Restorasyonların çoğunu biz yapıyoruz, bir kısmını Büyükşehir Belediyesi yapıyor, bir kısmını da vakıflar yapıyor ama esas olan şey Başbakanımızın bize çizdiği yol. Hepimiz ecdadın emanetine sahip çıkacağız ve insanların hizmetine yönelik fonksiyonlar vereceğiz. Bir yeri alıp restore ettikten sonra oraya doğru fonksiyon verilmez ise, doğru şekilde kullanılacak bir hizmet noktası olmazsa orası çok çabuk eski haline dönüyor. Mesela Kara Süleyman Tekkesi bitti çok güzel bir hizmet noktası haline geldi. Afife Hatun Tekkesi var restorasyonu bitti hanımlara güzel bir hizmet noktası oldu. Sertarikzâde Tekkesi ve Cafer Paşa Medresesi, Eyüp Belediyesi Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor. Restorasyonu biten özel mülkiyetlerin kimi kreş kimi Kur’an Kursu olarak hizmet veriyor. Bütün bunlara baktığınız zaman Eyüp, hakikaten ciddi bir onarıma, tarihi eserlere sahip çıkma ve buralara fonksiyon yükleme bakımından yoğun bir çalışmaya şahit oluyor. Buraya gelecek misafirlerimizin bunlardan yararlanmaları lazım. Eyüp Sultan Hazretleri’ne has temiz duygularla gelen, Eyüp Sultan Hazretleri hürmetine Allah’a dua eden misafirlerimizi temiz bir ortamda ağırlamamız gerektiğinin bilinç ve şuurundayız. Eski bazı konaklarımızı konukevleri olarak kullanıyoruz ki uzaktan Eyüp Sultan Hazretleri’ni ziyarete gelenler bir günlüğüne gelmesin, gece kalsın, sabah ezanını odasında duysun. Otel sayısını arttırmamız lazım. Şu anda ancak küçük butik otelleri teşvik ederek, buradaki yatak sayısını artırarak hizmet etmeye çalışıyoruz. Gün içerisinde hizmet alınacak tarihi mekânların sayısını artırmaya çalışıyoruz. Gelen misafirlerimiz kalabalık olduğu için biliyorsunuz meydanımızın düzenlemesini bu şekilde yaptık. Medine-i Münevvere gibi bembeyaz bir simaya bürüdük, temizliğini 24 saat aralıksız yapıyoruz. Misafirlerimiz mermerlerin üzerine seccadesini koyup namazını kılabiliyor. Dışarıda namaz kılınabilecek düzenlememizi yapıyoruz, insanlarımıza ibadet etmenin manevi duygusunu destekleyecek bir ortam sunmaya çalışıyoruz. Bütün bunları yaparken amacımız Eyüp Sultan Hazretleri’ni ziyarete gelmiş insanlara iyi hizmet etmek, burada bir duası varsa onu güzel bir şekilde almaya çalışmak. O dualar da bize en büyük enerji oluyor. Tarihi mekânları kullanılır hale getirerek de misafirlerimize ibadetin dışında geçireceği vakitleri, manevi ve tarihi dokunun içinde geçirmesini sağlamaya çalışıyoruz. Belediyeye ait tanıtım ofisleriyle Eyüp’te neler yapıldığının bilgilendirmesini, turizmle ilgili bilgilendirmeyi sağlıyoruz. Pierre Loti’ye çıkıp orada bir çay içmesini, oradan inerken mezarların içerisinden gelirken; evet burası hakikaten batan bir devrin yaşadığı ama medeniyetin tekrar yükseldiği yer duygusunu hissettirmeye çalışıyoruz. Elhamdülillah Sayın Başbakanımız sayesinde Eyüp Sultan’ı şimdi yükselen parlayan bir mücevher gibi ön plana çıkartmaya çalışıyoruz. Pierre Loti bu sene biraz daha restorasyondan geçecek, Pierre Loti’nin görüntüsünü biraz daha iyileştireceğiz, Kaşgari Tekkesi’ni de düzenleyeceğiz. Eyüp Sultan Mezarlığı bize çok önemli bir tarihi miras. Büyükşehir bakımını, onarımını yapmaya çalışıyor; orası ayrı bir kültür, ayrı bir değer, bir tarihi miras… Tarih dersi alacağımız kadar geçmişi olan, tarih notları çıkartacağımız bir yer.
Eyüp Mezarlığında çok önemli simalar da var.
Onlara sahip çıkmak adına belirli günlerde o isimleri anıyoruz. Eyüp Belediyesi olarak ortaya koyduğumuz dergi çalışmalarımızla, gizli kalmış unutulmaya yüz tutmuş şeyleri hatırlatmaya gayret gösteriyoruz.
Rehber eşliğinde gezme imkânı olabiliyor mu?
Hafta da üç gün “Hizmet yerinde görülür.” diye bir projemiz var. Mesela Akşemseddin’de bir sitenin bütün hanımlarını topluyoruz, buralara getirip Eyüp Sultan’ı gezdiriyoruz. Belediyemizin yaptığı hizmetleri görüyorlar, rehber eşliğinde Eyüp’ü geziyorlar. Biz belediye olarak bunu, vatandaşlarımızın bilgilenmesi bilinçlenmesi açısından önemsiyoruz. Bütün bunlara baktığımız zaman biz hakikaten bir mücevhere sahibiz, bunu en iyi şekilde tanıtıp bütün insanlığın istifadesine sunmaya çalışıyoruz. Bütün insanlık! Çünkü İslam anlayışı, medeniyet anlayışımız, bakış açımız bütün âlem-i şümul olduğu için bütün insanlara hizmet etmek durumundayız. Onların da bizi iyi algılamalarını sağlayacak bir duruş ve tavır sergilemeye çalışıyoruz. Onlara “Evet Müslüman budur; dürüst, temiz, çalışkan. Çevre olarak düzenli, pırıl pırıl bir şehir. Ve hizmet etme noktasında da gecesi gündüzüne karışmış olan bu konuda deli divane bir ekip.” görüntüsünü sunuyoruz.
Tam böyle demişken, bir eş olarak bir baba olarak başkanımızı da sormak istiyorum?
Beş kızım var ama büyük ailem Eyüp halkı, üç yüz elli binlik bir ailem var. Onlara da kendi aileme de hizmet etmek durumundayım. Büyük ailemi de küçük ailemi de ihmal etmeden vaktimi olabildiğince tasarruflu bir şekilde kullanmak durumundayım. Şunu bilmek lazım; bu işler hizmet ve gönüllülük işi. Buralarda bir hizmet verilmeye çalışılıyorsa Allah o hizmetin hakkını vermeyi bize nasip etsin. En önemli mesele budur, yoksa bu makamlarda olmak bir şey değil. Önemlidir, güzeldir fakat hakkını veremedikten sonra Cenab-ı Allah bundan muhafaza eylesin… İnşallah arkamızdan hayırla dua edilen biri olmayı Rabbim bize nasip etsin.
Çok teşekkür ediyoruz, yüreğinize sağlık…
Ben teşekkür ediyorum…
