Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Mısır'da Kadın Olmak

Bu Yazıyı Paylaşın:
Mısır'da Kadın Olmak

Röportaj: Ahmet BİÇER / Halil İbrahim AĞIR

Mısır’da şu an kadının rolü ve konumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Rania Taher: 25 Ocak’taki devrime kadınlar fiilen katılmışlardır. Hatta medya’dan takip edilebildiği üzere Tahrir Meydanı’nı dolduranların çoğu kadındı. Ancak maalesef hala siyasi haklarını tam olarak almış değiller. Şu anda baktığımız zaman aksi bilinse de kadınların sayısı parlamento’da çok az sayıda. Yani henüz kadınlar Mısır’da siyasi haklarını tam olarak elde edemedi.

Peki kadının siyasete katılımını destekleyen bir politik lider yada bir düşünce akımı mevcut mu?

Dr. Rania Taher: Şimdiki durumda kadın hakları üzerinden siyaset yapan bir siyasetçi maalesef yok. Eğer böyle bir lider olsaydı, marjinal bile olsa en azından iktidar üzerinde baskı unsuru olurdu ve kadın hakları iktidar tarafından daha dikkate alınırdı. Aslında baktığımız zaman Üniversitelerde ders veren hocaların çoğu bayan. Ama bu rakam maalesef iktidara ve parlamentoya hiç yansımıyor. Hep erkekler tercih ediliyor. Geleceğe dair de en azından kısa vadede ben çok ümitli değilim. Zaten genel anlamda bir yerde hem erkek hem bayan topluluğu varsa genelde hep erkekler tercih edilir.

Peki Mısır’da kadınlar için de bir Arap Baharı bekliyor musunuz?

Dr. Rania Taher: Aslında beklemiyor da değiliz. Tahrir Meydanı’ndakilerin çoğunun kadın olduğundan yola çıkarsak bunu da başarabiliriz… 90’lardan itibaren Mısır’da kadınlar için statü değişmeye başladı. Kadınlar sosyal hayatın içinde hiç yoktu. 90’larda medya kadının sosyal hayata girmesinde çok etkili oldu. Medya, kadınları ABD’ye ve Batı’ya özendirmeye çalışsa da bunun tam tersi oldu ve kapalı kadınların sayısı arttı.

Devrim öncesi ile kıyaslarsanız kadınlar için Mısır’da ne gibi değişiklikler oldu?

Dr. Rania Taher: Mübarek döneminde devlet kapalı kadınlara pek olumlu bakmıyordu. Bir baskı vardı. Normalde Mısır halkı dindardır ancak bundan önceki hükümet baskı uyguladığı için bu göz önünde değildi. Normalde tam tersi bilinir ancak Mısır’da dinini yaşayanlara devlet baskı uyguluyordu. O yüzden devrimden sonra kapalı bayanların sayısı arttı Mısır’da. Devrimden önce kadınlar hükümete katılıyordu ancak sınırlıydı. Devrimden sonra 64 koltuğun mecliste kadınlara ayrılması zorunlu hale getirildi.

Dr. Sherifa Fadel: Devrim öncesinde kadınların hem siyasi hem de sosyal hakları sınırlıydı. Devrim sırasında kadınlar da Tahrir Meydanı’na indi ve bu, kadınların bazı hakları almasında etkili oldu. Mısır’da şu anda kadına yönelik herhangi bir devlet baskısı yok. Kadınların dikkat etmesi gereken giyimde aşırıya kaçmamak. Bulundukları yerin şartlarını dikkate almalılar. Mısır’da örf ve adetler kanunlardan daha çok etkili.

Orta Doğu’da ve Mısır’da Türk kadınına nasıl bakılıyor?

Dr. Rania Taher: Türk dizilerindeki kadınların gerçek Türk kadınını yansıtmadığını biliyoruz. Türk kadını dediğiniz zaman bizim gözümüzde daha çok bir anne canlanıyor. Mısır’da Avrupalı kadınlara çok iyi bakılmıyor. Sizin dizilerdeki kadınlar da bu tanıma giriyor. Mısır’da Türkiye’nin düzeni çok beğeniliyor ve hemen her alanda örnek alınmaya çalışılıyor. Türk kadını dizilerdekinin aksine İslam’i kurallara daha uygun giyiniyor. Bu zaten söyleniyordu fakat biz bunu burada kendimiz de gördük.

Dr. Sherifa Fadel: Türkiye’de şunu da gördük; tesettürlü bayanlara ya da açık bayanlara yönelik her hangi bir ayrımcılık yapılmıyor. Bu gerçekten çok güzel bir şey. Fakat şunu da söylemekte fayda var. Türk ailesi üzerinde de olumsuz çalışmaların olduğunu görüyorum. ‘Türk kadını’ diziler ve medya yoluyla Batı’ya özendirilmeye çalışılıyor.

Biraz da dış politikaya değinelim. Sizce devrim sonrasında Mısır’ın Orta Doğu ve Filistin politikasında ne gibi değişiklikler olacak?

Dr. Sherifa Fadel: Şu anda Mısır’ın Orta Doğu politikası ve özellikle de Filistin politikası tamamen değişmiş durumda. Devrimden önce Mübarek çıkarcı bir politika izliyordu ve tamamen ABD ve İsrail güdümlü bir Orta Doğu politikası vardı.

Ne değişti ya da daha neler değişecek? Sizin beklentileriniz neler?

Dr. Sherifa Fadel: Bakış açısı değişti. Filistin’e geçmişte insani yardımların bile geçmesini engelleyen bir Mısır’dan söz ediyoruz. Bu gerçekten Mısır için çok utanç vericiydi. Şimdiki iktidar ilk olarak Filistin’in sorunlarıyla ilgileniyor ve onları halletmeye uğraşıyor.

Dr. Rania Taher: Devrimden sonra dış politikaya bir düzen geldi. Şu anda halkın görüşünde olan bir iktidar var Mısır’da ve halkın görüşünü çiğneyemez. Devrim öncesinde halkın hiçbir rolü yoktu dış politikada. Halk umursanmıyordu. Sadece çıkarlar gözetiliyordu ve ABD’den gelecek olan paraya bakılıyordu, bu değişti. Mısır şimdi Afrika’nın sorunlarıyla bile ilgileniyor. Artık dış politikada sadece ABD belirleyici değil.

Türkiye’nin tecrübelerinden faydalanıldığı söyleniliyor. Mursi’de söylüyor bunu Erdoğan’da söylüyor. Bu faydalanma daha çok hangi konularda oluyor?

Dr. Sherifa Fadel: Türkiye bizim için gerçekten hemen her alanda örnek bir devlet. Demokrasi tecrübesi olan bir ülke. Bize asıl ilginç gelen ve dikkatimizi çeken şey, hükümetin İslamcı olması ama devletin İslamcı olmaması. Dış politikada da Türkiye Mısır için örnek teşkil ediyor. Bölgede son yıllarda aktif olan bir Türkiye var. Özellikle Filistin konusunda bölgede ön plana çıktı. Müslümanlar’ın ve Arapların sevgisini kazandılar. Mısır’da Filistin konusunda Türkiye ile birlikte hareket edebilir. Çünkü düşüncelerimiz aynı. Biz de sizin gibi Filistin’i savunuyoruz. Mısır, Türkiye’yi bu konuda bence örnek alacaktır.

Yeni Mısır hükümetinin çözmesi gereken en öncelikli sorun sizce nedir?

Dr. Rania Taher: Mısırda ilk olarak Türkiye’de olduğu gibi askeri vesayet kırılmaya çalışılacak. Askerin yönetim üzerindeki etkisi daha da azaltılmalı. Arkasından ekonomik sorunlar geliyor. Mısır’da çöp sorunu var, trafik sorunu var. Daha halletmesi gereken çok sorun var. Mursi gelir gelmez ilk olarak caddelerin güvenliğini sağladı. Ondan önce caddelere çıkamıyorduk, çok tehlikeliydi. Bütün güvenlik güçleri hizmet için çalıştı ve halkın güvenliği sağlandı.