Koruyucu Bir Tedavi Yöntemi:Tıbbi Hacamat / Dr. Turanşah Tümer
Geleneksel hacamat uygulamasından tıbbi hacamatın farkı nedir?
İnsan, Allah’ın yaratması üzerine belli şekilde fıtratı olan, organ sistemleri olan, bunlar arasında diyaloğu olan, normal şartlarda sağlıkla yaşayan bir varlık. Bunun ilmine, bilgisine “sünnetullah” diyoruz. Bütün bu bilgilere, “sünnetullah” olan bu bilgiye sahip olmaya çalışan hekimlere, “İnsan nedir, anatomisi nedir, hangi organ hangi işlevi yapar, fizyolojisi, ayrıntısı nedir, hangi organ görevini yapmazsa hangi hastalıklar oluşur?” gibi bilgilerin öğretildiği yerlere tıp fakültesi diyoruz. Dolayısıyla “Koruyucu hekimlikte neler yapılmalı, yani hasta olmamak için neler yapılmalı, hasta olduktan sonra sağlığı bulmak için, şifayı Allah’tan bulup vesilelere sarılmak için ne yapmak gerekir?” sorularını bütünüyle anlamaya, bilinmeye çalışıldığı, eğitiminin verildiği yer tıp fakülteleri.
Dolayısıyla tıp fakültelerinde bu bilgilerin üstüne kurulacak sistemle, bölge olarak net bir şekilde hangi noktalara hacamat yapılırsa faydası olur, hangi hastalıklara, hangi organ arkalarından hacamat yapmak lazım, bu bilgiye dayalı hacamat yapılırsa tıbbi oluyor; yani hacamatı doktor yaparsa tıbbi oluyor, doktor yapmazsa da normal hacamat. Normal derken şunu demek istiyorum: Bilgi eksikliğiyle yapılırsa da faydası olabilir, zararı olmayabilir; ama en çok faydayı yakalamak istiyorsak muhakkak tıbbi olarak, bir hekim gözetiminde yapılmasında fayda var hacamatın. Hasta takibi açısından, hastayı muayene etmek, takip etmek, şekeri düştü mü, tansiyonu ne kadar yükseldi, guatrı ne oldu, karaciğeri ne âlemde, bunları anlamak için hekim olmak lazım. Bunları anlayarak, görerek, takip ederek hacamat yapmaya tıbbi hacamat denir.
Kan vermekle hacamatın farkı nedir?
Bunun en basit örneği, bütün akışkanlar aktıkları yerlerde, özellikle tazyikli olan yerlerde, basınçlı akan yerlerde pek tortu, kir bırakmazlar. Bir şelaleyi veya ırmağı düşünün; en coşkun aktığı bölge orta bölgesidir diyelim. Orta bölgesindeki su en temiz sudur. Ama kenarlarındaki su, tazyikin az olduğu bölgeler, suyun yavaşladığı bölgeler, basıncın az olduğu bölgelerde kir, çerçöp, yosun birikir, yani mikrop yuvası haline gelebilir; sineklerin uçuştuğu, suyun kirli olduğu bölgeler. Elektrik süpürgesinin borusunun içi de kirlenir, ama en çok filtresi kirlenir. Arabanın su ve yağ boruları kirlenir zaman içinde, tortu tutar; ama tazyikli olan bölgelerden ziyade, tazyikin az olduğu filtrelerde kir birikir.
Vücudun da filtreleri ve tazyikin az olduğu bölgeleri, basıncın az olduğu bölgeleri kılcal damarlardır. Buralarda tortu, toksin zaman içinde, yıllar içinde birikir. En basitinden şunu söyleyebiliriz: Normal kan basıncına tansiyon denir. Tansiyon 120/80’dir ideal şartlarda. Damar içindeki kirle, 120 milimetre civarı basıncın olduğu yerle, 5 milimetre civarı basıncın olduğu yerde tortu, toksin birikimi bir olmaz. Tabi ki basıncın düşük olduğu göllenme bölgelerinde kirlenme veya toksin daha çok birikir. Ne olur birikince? Mikrop gölde ürer, akarsuda üremez kısacası. Kanın akarsu olduğu yer damarlardır. Oradan alıp başkasına verilmelidir, faydalıdır; yani normal kandır o, kiri az olan kandır, yüzde 10’dur toksin. Ama kılcal damarlardaki kan kimseye verilemez ve toksini yüzde 90’dır. Bu, ancak hacamatla dışarı alınıp atılması gereken ve tıkanıklıkların açılması gereken kandır.
Hacamatın en belirgin faydalarından bahseder misiniz?
Hacamat bir temizliktir, kanın temizliğidir. Dolayısıyla bütün organlar temizlenmiş kandan istifade eder. Bütün organlar temizlenmiş kanla beslendiği zaman, yenilenmiş ve temizlenmiş kanla beslendiği zaman yeşerir. Tarlanın yeşermesi gibidir. Eğer kanda kirlilik, tıkanıklık varsa tarla sarı-yeşil olur. Aynı su kanallarında suyun az gittiği bölgeler gibi. Ama su tam gidiyorsa yemyeşil olur ya; vücutta da organlar temizlenmiş, hacamat olmuş kanla beslenirse açılmış, incelmiş, tıkanıklıklardan uzaklaşmış bu kan, yenilenmiş bu kan her yeri yeşertir. Yani bütün organlar kuvvetlenir, maksimum performansında çalışır. Dolayısıyla hacamatın vücudun her yerine faydası vardır.
Doğal bir detoksifikasyon olduğundan bahsediyorsunuz.
Evet, tamamen doğaldır. Hacamatın çizerek alınan o kirli kanını başka bir şekilde dışarı çıkarma imkânı yoktur. Hatta hacamattan sonra gazlı bezle tamamen kapatırız biz, kimyasal filan bir şey sürmeyiz. Tamamen doğal bir tedavidir, hiçbir yan etkisi de yoktur çizik olduğu için. Ameliyat gibi kesik değildir. Çizikten, zaten bir süre sonra nokta bile kan gelmez, damla bile gelmez ve iyileştiğinde hiçbir iz kalmaz, acısı yüksek değildir. Kesmede vücut acır, ama çizgide hiçbir şekilde acı olmaz.
Koruyucu hekimlikteki öneminden bahseder misiniz?
Hacamatın tabi ki en çok koruyucu hekimlikte kullanılması gerekir ve kullanılır. Yani hasta olmadan önce yapılan hacamat en iyi hacamattır. Yani zaman zaman vücudumuzu temizlersek banyo yaparsak kir tutmazsa cildimiz, kanımızı da düzenli bir şekilde hacamat yaptırıp toksinlerden uzaklaştırırsak vücudumuzu, detoks yaparsak vücudun hastalık tutması ihtimali çok zayıftır, Allah’ın izniyle. Yani hastalıklara sebep olan âmiller birikmeden, peyderpey dışarı alınmış olur. Birikmeden alırsanız ne olur? Mikrobun veya iltihapların, toksinlerin, alerjenlerin, zararlı gazların, kimyasalların birikip de hasta olmasına engel olmuş oluruz. Biliyorsunuz, günlük hayatta kullandığımız her şeyde var o katkı maddeleri. İlaçlardan tutun da havadan, sudan, her yerden bize toksin hücumu vardır, özellikle şehir hayatında. Bunları peyderpey temizlemek tabi ki büyük bir nimet.
Hangi rahatsızlıklarda hacamat kullanılmaz? Kimlerin yaptırmaması gerekir?
Hacamatın kullanılmayacağı yer hemen hemen yok gibidir. Ancak, çok düşmüş vücut, kanser hastaları, çok zayıflamış, çok ileri yaşlılık hali, düşkünlük halinde hacamatın çok etkisi olmaz. Fazla faydası olmayacağı için yaptırılmasa da olur. Bunun dışında, herkeste belli bir dozda, kaç yaşında olursa olsun, ister sağlıklı olsun, ister hasta olsun, dozunda -doz konusu da hekim kontrolüyle mümkün, hekimlerin bileceği bir konudur- yapılırsa çok faydası olur.
Hangi sıklıkta yapılmalı, senede kaç kere yapılmalı?
Hacamat konusunda bizden çok ileri ülkeler var, 60-70 yıldır bu işi uygulayan ülkeler var. Onlardan aldığımız bilgilere göre kesinlikle yılda 4 seans. Tarama hacamatı deniliyor. Sırt, bel, bacak ve kafadan oluşan, 4 gün aralıklarla yapılan tarama hacamatıyla yıl boyu insan, Allah’ın izniyle rahatlar; yani zindeleşir, gençleşir, hastalıklardan korunur, yazın sıcağında harareti olmaz, kışın soğuğunda grip ya da nezle olmaz, olsa da ayakta geçirir. Çünkü bağışıklığı kuvvetleniyor.
Belli bir tarihi veya dönemi, mevsimi var mı?
Hadis-i şeriflerde geçtiği üzere, Resulullah aleyhisselam buyuruyor ki: “Yazın sıcağından hacamatla Allah’a sığınınız.” Bahar ayları güzel zamanlardır, ama bunun yapılması konusunda bir engel yoktur. Bu konuda en basit örnek, Mekke ile Medine arasında bir hacamat hastanesi vardır Arabistan’da, orada her gün 7/24 yapılmaktadır.
Yaparken duası var mı?
Besmele çekmek lazım, Ayete’l Kürsi okumak lazım ve şifayı Allah’tan umup Resulullah aleyhisselamın sünneti olduğunu bilmek lazım.
Sağlık Bakanlığı, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği yayınladı. Doktorlar sağlık kuruluşlarında artık hacamat yapacaklar mı?
Biz bunun üniversitede eğitimini veriyoruz doktor arkadaşlara, onlar da aldıkları sertifikalarla resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapabilecekler. Yapıyorlar, başladılar.
Size gelenler en çok hangi şikâyetlerinden tedavi olmak için geliyorlar?
Daha çok günümüzün ağrı, yorgunluk, halsizlik, stres, sinirlilik ve ona bağlı hastalıklarıyla geliyorlar.
Hacamat yaptıranlardan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Hacamat büyük bir nimet. Bunu görüyoruz toplumumuzda. Yıllarca bizi bundan mahrum etmişler, edilmişiz, bunu fark etmemişiz. Zararın neresinden dönsek kârdır deyip başladık bu işe. Hacamattan herkes fayda görüyor. Artık hacamat öyle bir şey ki “Fayda görmedim” diyen birine rastlamadık, öyle biri yok. O kadar faydalı. Temizlikten fayda görmemek mümkün değil.
Ben bir tıp hekimi olarak, hacamatın sonuçlarına, etkilerine hayranım. Sonuçta, hastalardan aldığımız neticelere göre diyorum ki hacamat büyük bir nimettir. Bunu toplumda yaygınlaştırmaya çalışan herkes iyi bir iş yapmaktadır veya bu tedaviden faydalanan hastalar iyi bir iş yapmaktadır. Ben de dahil, ailem, hepimiz düzenli bir şekilde hacamat oluyoruz. Çok fayda görüyoruz bundan. Tavsiyem, bunun yaygınlaştırılması, toplumdaki farkındalığının arttırılmasıdır. Bu konuda gayretlerinizden dolayı size teşekkür ediyorum.
