Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Koca Karya İlaçları / Dr. Suat Arusan

Bu Yazıyı Paylaşın:
Koca Karya İlaçları / Dr. Suat Arusan

KOCA KARI DEĞİL “KOCA KARYA” İLACI!..

Binlerce yıldır dilden dile gelen sözcük veya tabirlerin zamanla kulaktan kulağa değişime uğraması sık rastladığımız bir durumdur. İşte böyle azizliğe uğramış olan bir tabir de “Koca karı ilaçları” deyimidir. Bu tabirin aslı “Koca Karya ilaçları”dır…garip değil mi?.. Bu tahrifatın bilinçli mi bilinçsiz mi olduğu tartışmalıdır..Çünkü bitkilere karşı olanlar kocakarı ilacı söylemini hep aleyhte kullanmıştır…Birilerinin bunu yapmış olabileceğine inanmak zor geliyorsa bir de şunu dinleyin; İslam peygamberi “Yemek yerken susmayın (konuşun)” diye tavsiye etmiş ama küçükken bize “yemek yerken konuşulmaz” demişlerdi…

Bütün dünyada doğal tedaviye doğru bir dönüş var, doğal tedaviye dönme Batıda bizden önce gerçekleşti, bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bundan utanıyorum, çünkü dünyaya doğal tedavileri öğreten bizim medeniyetimizdir. Hiçbir medeniyetin Lokman Hekimi yoktur. Biz, içinde Lokman Suresi isminde bir surede bulunan bir kitaba sahibiz. Merkez Efendisi yoktur, Akşemseddin’i yoktur. Akşemseddin’i bir din adamı olarak biliyorsunuz değil mi? Akşemseddin aynı zamanda ikinci İbni Sina denilen bir hekimdir. Biz bunları dünyaya öğretmiştik, şimdi öğrenir hale geldik gibi bir durumda bulunuyoruz, bunun için utanıyorum, dedim.

Ayrıca Anadolu’nun da kadim kültürden gelen şifalı bitkilerle alakalı bir geçmişi var değil mi ?

Tabii ki tabii ki… Bu konuda uzman olanlar Karyalılar, koca karı tabiri de oradan geliyor. Koca Karya ilaçları demek manasındadır. Karyalılar bu konuda çok bilgilidir. Kızılderililerin çok bilgili olduğu söylenir, aynı şekilde Karyalılar da bu konuda çok bilgili . Aynı zamanda değişik medeniyet ölçekleri açısından gelişmiş bir yönleri var. Bu bitkisel ilaçlara da koca Karya ilaçları deniliyor, koca Karya medeniyeti yani, koskoca Anadolu dediğimiz gibi, koca Karya ilaçları deniyor, sonradan bu koca karı ilacı haline dönüşmüştür. Ne zaman dönüştürülmüş bilmiyorum ama bu işleri küçümsemek isteyenlerin uydurmalarıdır bunlar. Pek çok konuda tahrifat yapılmış zaten, kavramsal olarak yapılmıştır. Doğu medeniyetleri diyebilirsiniz, doğu tıbbı ister Budizm tıbbı olsun ister Tibet tıbbı ister Hint tıbbı ister Çin tıbbı İster İslam tıbbı bunların hepsi paradigma olarak zaten Hazreti Adem’den bu yana gelen, vahiyle gelen bilgilerin bir özetine sahiptir. Onun için koruyucu hekimlik ön planda olacak şekilde pek çok unsuru içererek şekilde bunlar kullanılıyordu. Ben iç karartıcı, yüz kızartıcı bir şey söyleyeyim, Zencefil Kur’ân’da geçen tek baharattır. İnsan Suresi’nde geçer. Türkiye’de zencefil kullanan insan gördünüz mü? Türkiye zencefili benimle tanıdı. Tıbb-ı Nebevi Efendimizle insanlığın ortak evrensel doğrularını yansıtır. Bilginin kaynağı peygamberlerdir, ilk önce bunu bilmek gerekiyor, dolayısıyla Efendimiz de bunların yanlış olanlarını düzeltmiş. Kur’ân’ın kendisi zaten öyle değil mi, biz İncil’i de inkar etmiyoruz Tevrat’ı da inkar etmiyoruz ama ne diyoruz bunlar karışmış. Muhtemelen bu bilgiler de karışmış, Efendimiz bunları doğrultmuş, Tıbb-ı Nebevi isimli bir tıp birlikteliği oluşturmuş. Bunu tavsiye etmiş. Mesela Hindistan’dan çuval çuval zencefil getirtip bütün ashaba dağıtan bizim Efendimizdir. Sünnet dediğinizde ilk akla gelen ya sakal ya tuvalete sol ayakla girmek ya da hacı yağı anlaşılıyor. İnsan sağlığıyla ilgili sünnetler önemli sünnetlerdir. Bizim bunları tekrar hatırlamamız gerekiyordu. Bu konuda çalışmalarımız olmadığı için bunları başkalarından öğrenir hale geldik.

Günümüz tıp dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Akut hastalıklarda modern tıp başarılıdır, farz edelim apandisit oldunuz, bunu hemen operasyonla halletmemiz lazımdır.

Yani bunu şifalı bitkilerle tedavi edemeyiz?

Tabii ki edemeyiz demesekte buna biz tevessülde etmeyiz açıkçası. Neden, çünkü cerrahi metotla bu hallediliyor. Çünkü bunun yan riskleri çok fazla. Enfeksiyon hastalıklarında antibiyotik kullanılıyor, antibiyotik de doğal bir malzemedir. Penisilin önce peynir küfünden elde edilmiştir, dolayısıyla o da doğal bir malzeme, sonra biz bunun sentezini yapmışız ama köken olarak böyledir. Akut hastalıklarda modern tıp başarılıdır buna söylenecek bir şey yok. Ama iş kronik hastalıklara gelince insanlara yirmi yıl otuz yıl avuç avuç ilaç kullandırarak geldiğiniz yer ortadadır.