Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

İstanbul'da Saklı Canlı Bitki Müzesi / Dr. Mehmet Gülçubuk

Bu Yazıyı Paylaşın:
İstanbul'da Saklı Canlı Bitki Müzesi / Dr. Mehmet Gülçubuk

Sevgili okuyucular bu ay ki gezi durağımız, İstanbul’da cennetten bir köşe diyebileceğim bir yer; “Atatürk Arboretum.”  Arboretum kelimesini “canlı bitki müzesi” olarak Türkçeye çevirmek mümkündür. Sarıyer’de, Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda bulunan bu doğal müze, Bahçeköy beldesine 1-2  km mesafededir. 1949 yılında kurulmuş olan arboretumda bilimsel otorite İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne, idari otorite ise Orman Genel Müdürlüğüne aittir. İstanbul’un Avrupa yakasında ki arboretuma arabayla gitmek için Levent’ten Sarıyer’e doğru giderken Hacı Osman Bayırındaki Bahçeköy levhasını takip etmek gerekir. Hacı Osman’dan Bahçeköy merkeze giden yol orman yoludur, daha orada  İstanbul’un keşmekeşinden ve binalarından kurtulduğunuzu hissetmeye başlarsınız. Bahçeköy’e gelince hiç sapmadan ileri devam ederseniz 1 km kadar sonra sağda bir futbol sahası görürsünüz. Futbol sahasını geçince trafik ışıkları vardır. Işıklardan sola dönünce önünüze çıkan yol  1 km kadar sonra sizi Atatürk Arboretumu’nun kapısına götürecektir.

Arboretum, 296 hektarlık doğal bir orman bölümü iken ve Belgrad Ormanı’nın 450 kadar bitki türünü bünyesinde barındırırken kurulmuştur. Bugüne kadar barındırdığı bitki türleri sayısı 1500’e ulaşmıştır. Bu tür mekanların dünyada pek çok örneği vardır. Arboretumlar bir yandan bilimsel amaç için kullanılırken bir yandan da kendi coğrafyanızda ki endemik türlerden farklı olan ağaç ve bitki türlerini görme şansınız olsun diye müze olarak da kullanılırlar. Bir proje kapsamında dünyanın pek çok ülkesinden getirtilen tohumlarla 100 çeşit Meşe ağacı yetiştirilmiş ve tüm bu türlerin bir arada görülmesi sağlanmıştır. Arboretumu gezerken pek çok ağaç ve bitki olduğunu görürsünüz. Bu ağaç ve bitkilerin önlerinde Latince ve varsa Türkçe adlarının yazıldığı levhalar dikkatinizi çeker.

Burası  her mevsimde ayrı  güzeldir. Baharda ve yazda yeşilin tüm tonları, sonbaharda sarı ve kırmızının tüm tonları mevcut iken karlı kış günlerinde ayak basılmadık pek çok alanı ile beyaz renk hakimiyeti vardır. Fotoğrafçıların çok sevdiği bu nadide mekan, zengin görselliği ile huzur verici ve göz alıcıdır. İçinde biri baya büyük olmak üzere 3 tane gölet vardır. Göletlerde balık, ördek, su kaplumbağası ve hatta su yılanına rastlamak mümkündür. Göletlerin etrafına konmuş pek çok banka oturup manzaranın ve doğanın keyfini sürmek büyük mutluluktur. Arboretum içinde gezmek için pek çok patika vardır. Bahar aylarında çeşit  çeşit çiçekler açarken, kelebekler, atmaca güveleri, yusufçuklar havada cirit atmaya başlarlar.

Arboretumu görmek için hafta içi bir günü seçmeniz gerekiyor. Zira hafta sonu ziyaretçi kabul edilmemektedir. Belgrad Ormanı hafta sonu piknikçilerin akınına uğradığından ve arboretumun da bu akına maruz kalmaması istendiğinden böyle bir uygulamaya gidilmiş. Hafta sonu 20 kişilik grup oluşturulabilirse izin de alınırsa canlı bitki müzesine girmek mümkün olur. Bir de ailece hafta sonu dahil, istendiğinde ziyaret edilebilmesi için ücretli yıllık giriş kartları almak da mümkün.

Özellikle bahar ve yaz aylarında anaokulu ve ilkokullardan öğrenci grupları öğretmenleri eşliğinde güvenle bu yeşil cenneti  ziyaret etmektedirler. Siz okuyucuların da bu mutluluğa ermesini temenni ederim.Yalnız unutmayın arboretumun içinde alışveriş için bir yer olmadığından yanınıza atıştırmalık bir şeyler ve su getirmeli, yürüyüş için rahat ayakkabılar bulundurmalısınız.