İnsan Aslında Kendi Hatalarına Öfkelenir / Uzman Psikolog Yücel Sözer
Bir takım temel duygularımız vardır. Öfke duygusu da bu temel duyguların başında gelir.
Evet, öfke bir duygudur.
Duygusuz hiçbir insan evladı olamayacağı gibi öfkesiz de hiç kimse olamaz. Dolayısıyla öfke, bizi biz yapan gayet insani bir duygudur.
Ne var ki kimimiz kolay kolay öfkelenmez iken kimimiz de öfkemizden her an tutuşmaya hazır saman alevi gibi parlarız. Bununla birlikte çoğu zaman öfke duygusundan dolayı sorun yaşar hatta bundan dolayı başkalarına da sorun yaşatırız. Öyle bir an olur ki birkaç dakikalık öfke tüm hayatımıza mal olabilir. Bu anlamda öfke hayati bir önem de taşır.
Öfkelenmemizin birçok nedeni vardır. Her bireyin öfkesi de farklı nedenlere dayanır. Genel olarak öfke nedenlerini, içsel ve dışsal nedenler olmak üzere iki başlıkta toplayabiliriz.
Çoğunlukla da öfke nedenlerini dış nedenlerde ararız. Öfkelenen bir kişi devamlı olarak bir başkasını suçlar durumdadır. Elbette bizi öfkelendiren bizim dışımızdaki farklı bir etken olabilir. Ama bu sadece dış nedenler bizi öfkelendirir demek değildir. Çevremizdeki birçok insanın fark etmediği gibi, aslında öfkemizin nedeni içsel nedenlere dayanmaktadır.
Bir düşünelim bakalım; hiç tanımadığımız insanlara öfkelenirken, acaba gerçekten o insanlara mı öfke duyuyoruz? Ya da eşine, çocuğuna, bir başka ifadeyle en yakınındakine sürekli öfke duyan bir kişi acaba gerçekten yanı başındaki diğer bir bireye mi öfke duyuyor?
İç dünyasında kendi ile barışık bir kişi çevresi ile de barışıktır. Kendi ile barışık olmayan bir bireyin çevresindeki diğer bireylerle barışık olması da beklenemez. Pimi çekilmiş bomba gibi her an patlamaya hazır olan öfkeli insanlara baktığımızda pek de kendileriyle barışık olduklarını göremeyiz. Her ne kadar bu kişiler görünürde karşılaştıkları her durumun kendilerini öfkelendirdiklerini belirtseler de öfkelerinin gerçek kaynağı kendi iç dünyalarında yatar.
Kişi, kendisinde kabullenemediği duygu, düşünce ve davranışları çevresindeki fertlere yansıtarak onlarda görmeye ve göstermeye çalışır. Böylelikle karşısındaki kişileri öfke ile bir nevi suçlayarak kendisinde anlık ve geçici olan bir rahatlama yaşar. Bu süreç genellikle farkında olmadan gayri ihtiyari gerçekleşir.
Kendini pis ve kirlenmiş hisseden bir kişi taşıdığı bu olumsuz duygulardan kurtulmak için bilinç dışı bir savunma içine girerek çevresinde olan kişileri ne kadar kirli bulduğunu ifade edip onlardan dert yanabilir.
Devamı Gönül Dergisi 1.Sayımızda
