İlk Yardım Hayat Kurtarır / Dr. Behire Sançar
Herkes için temel ilk yardım neden gereklidir?
İnsanların yaşadığı her yerde kaza ve ani rahatsızlık durumları görülmektedir. Özellikle günümüz yaşam koşulları fiziksel, kimyasal, psikolojik ve radyasyona bağlı riskleri de beraberinde getirmektedir. Bütün bu sağlığı tehdit eden durumlarda, öncelikle hayatta kalmak ve durumun daha da kötüleşmesini önlemek amacıyla temel ilk yardım kurallarını uygulamak gerekir. İnsan nüfusu arttıkça daha çok insana yardım edebilecek ilk yardımcı sayısının da artmasına ihtiyaç vardır. Yani kaza ve yaralanmanın olduğu her yerde bilinçli ilk yardım yapabilecek kişilerin bulunma şansını artırmalıyız.
Bilinçli ilk yardım diyorum, çünkü çoğu zaman bilinçsiz olarak yapılan müdahaleler hastalara yarardan çok zarar vermektedir. Bu zararlar aynı zamanda yapılacak tıbbi tedaviyi de güçleştirmektedir. Olayın olduğu yerde, mevcut imkanlarla, ilaçsız yapılan geçici müdahaleler ilk yardım olarak tanımlanır. “Herkes İçin Temel İlk Yardım” kitabı bu konuda bir başvuru kaynağı olabilir.
Araçlarda, evlerde, işyerlerinde ve diğer yaşam alanlarında kişi sayısına uygun yeterlikte ilk yardım malzemeleri bulundurulmalıdır. Bu kitap ve bunun gibi güncel bilgilerin yer aldığı ilk yardım kitapları kolay ulaşılabilen yerlerde bulundurulmalı ve okunmalıdır. İlk yardım bilmek ve gerektiğinde uygulamak, kişinin kendisine ve başkalarına yardım etmesini sağlayacaktır.
Ülkemizde yasal olarak sürücülere trafik kazalarında, güvenlik görevlilerine çalışma yerlerinde ve ilk yardım sertifikası alanlara ise her yerde ilk yardım yapma yetkisi ve sorumluluğu verilmektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından 2004 yılında çıkarılan “İlk Yardım Yönetmeliği” ilk yardım sertifikasının alınmasıyla ilgili düzenlemeleri yapmış ve ilk yardım eğitim merkezleri açılmasına ilişkin şartları da bu yönetmelikle yayınlamıştır. Bu konuyla ilgili bilgilere adı geçen yönetmelikten ulaşılabilir.
En sık rastlanan ev kazalarına karşı ilk yardım uygulamaları neler?
Evlerde kaza ve yaralanmanın meydana geldiği en tehlikeli yerler banyo ve mutfaklardır. En sık görülen ev kazaları ise; hava yoluna yabancı cisim kaçması, düşme, yaralanma, elektrik çarpması, yanık ve zehirlenmedir.
Hava yoluna yiyecek, içecek, çocuklarda oyuncak, kuruyemiş, şeker, sakız vb. cisimler kaçtığında bazen kısmi bazen de tam tıkanma olur. Eğer kişi öksürüyor, konuşuyor ve soluk alabiliyorsa kısmi tıkanma demektir. Bu durumda dokunulmamalı sadece öksürmeye teşvik edilmelidir. Ancak öksürmüyorsa ve hemen morarmaya başlamışsa o zaman tam tıkandığı anlaşılır ve sırtına 5-6 kez vurulduktan sonra cisim çıkmıyorsa karnın üst kısmına eller yumruk yapılarak içeri ve yukarı doğru 5-6 kez vurulur.
Düşme sonucunda şişlik, morarma gibi belirtilerin görüldüğü yumuşak doku yaralanması oldukça sık meydana gelmektedir. Yine düşmelerde kırık, çıkık ve burkulmalar da ortaya çıkabilir. Bunlara yapılacak ilk yardımın en önemli yönü yaralının ve özellikle yaralı bölgenin hareket ettirilmemesidir. Hareketi engellemek için yaralı bölge tahta, mukavva, kitap vb. düz ve sert bir nesne ile sarılarak tespit edilir. Tabi her zaman böyle sert malzeme (atel) olmayabilir. Bu durumlarda havlu, çarşaf vb. ile sarılır yine hareketi engellenmiş olur. Aksi halde kırık, çıkık ya da burkulmanın olduğu bölge hareket ederse etraftaki dokularda yaralanma ve kanama artar.
Yaralanmalarda şöyle bir genel kural vardır: Her açık yara olay yerinde hemen temiz bir bezle kapatılmalı. Böylece mikroorganizma bulaşması önlenmiş olacaktır. Kirli yaralar, temiz su ile yıkanabilir ama kanama fazla ise bu yapılmaz. Yara üzerine yabancı cisim batmış ve kalmışsa kesinlikle çıkartılmaya çalışılmamalıdır. Cisimler ancak hastane ortamında çıkartılmalıdır. Halk arasında yaraların üzerine dökülen ya da sürülen değişik maddeler vardır (et, hamur, metal cisim, çamur vb.) Bu tür maddeler ve ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
Zehirlenmeler ise banyo ve mutfaklarda sıklıkla meydana gelmektedir. Genellikle çocuklar açıkta bırakılan veya su, kola, ketçap şişelerine doldurulan kimyasal maddelerle zehirlenmekte ve yanmaktadır. Tarihi geçmiş yiyecek ve ilaçlar da yine sindirim yolu zehirlenmelerine yol açmaktadır. Bu durumda herhangi bir şey yedirip içirmenin bir yararı olmayacaktır. Kusma kendiliğinden oluşabilir ama hasta kusmuyorsa zorla kusturulmamalıdır. Yakıcı bir kimyasal madde içilmişse kesinlikle kusturulmamalı, sadece bol su içirerek yakıcılığın azalması sağlanmalıdır.
Trafik kazalarında ne gibi ilk yardım uygulamaları yapabiliriz?
Trafik kazalarının en önemli yönü olay yerinin güvenliğidir. Çünkü ölümlerin bir çoğu kaza ortamında meydana gelen ikincil kazalar nedeniyle olmaktadır. Trafik işareti koymak, kontağı kapatmak, el frenini çekmek gibi tedbirler mutlaka alınmalıdır. Yine trafik kazası geçiren yaralıları araçtan çıkartırken yapılan hatalar, yaralının omuriliğine zarar vererek felç gelişmesine sebep olmaktadır. Bunun için baş-boyun-gövde eksenini koruyarak çıkarma işlemi yapılmalıdır. Araçta sıkışan yaralılar için mutlaka yardım istenmelidir. Trafik kazalarında yaralanma, kanama, kırık, kafa-beyin travması ve bilinç kaybı gibi hayati tehlike oluşturabilecek durumlar meydana gelebilir. Bu tür durumlarda neler yapılması gerektiği kitabımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Kaza bölgesine ilk gelebilecek kişiler öncelikle sürücüler olmaktadır. Bu nedenle sürücülerin ilk yardım bilgi ve becerisi mutlaka olmalıdır.
Olaylara müdahale etmeyi, yardım etmeyi seviyoruz. Nelere müdahale etmeli, neleri acile bildirmeli?
Evet, çok haklısınız yardımsever bir milletiz. Bu güzel bir özellik aslında. Ama yardım ederken zarar vermemek daha önemli. Emin olmadan müdahale etmemek en doğrusu. Önce öğrenelim sonra yardım edelim. Biz olay yerine toplanan kişilere “meraklı kalabalık” diyoruz. Maalesef çoğu zaman bilinçsiz müdahalelerle yaralıya zarar verirler. Bazı konularda ilk yardımcılara veya sağlık ekibine yardım da edebilirler. İşte bu organizasyonu iyi yapmak gerekir. Örneğin yaralı taşınmasında veya haber verme işinde bize yardımcı olabilirler. Eğitim almış olmak, ilk yardımcıların özelliklerinden biridir. Ancak ilk yardım tedavi değildir. Bu nedenle, hayat kurtarıcı müdahale yapıldıktan sonra mutlaka 112 aranarak ambulans çağrılmalıdır. Gereken durumlarda 155 Polis imdat ve 110 İtfaiye aranmalıdır. Yaralının durumuna göre acil servisi arama zamanları değişebiliyor. Eğer ortamda aratacak başka kimse yoksa yaralının solunumu durmuşsa ilk yardımcı kendisi 112’yi arar. Ama soluk alan ve kalbi atan bir yaralı için önce kanama durdurma müdahalesi yapar sonra kendisi arar. İlk yardımın geçici müdahale olduğunu unutmamak, hasta/yaralıların tıbbi yardım almasını sağlamak önemlidir.
Hayat kurtaracak pratik ilk yardım uygulamalarına örnekler verebilir misiniz?
Bazı ilk yardım uygulamaları var ki hemen anında yapılırsa hayat kurtarıcı olabilir. Örneğin, kol ya da bacakta aşırı kanamalar olduğunda yapılan turnike uygulaması gibi. Zehirli gazlara (karbon monoksit vb.) maruz kalanların oksijen almasını sağlamak ve arı sokmalarında buz emmesini sağlamak bunlardan bazılarıdır. Alerjik yapısı olan kişilerde arı, böcek sokmaları veya başka maddelere temas sonucu reaksiyon gelişir. Alerjik reaksiyonun en tehlikeli yanı vücutta şişlik (ödem) olması ve solunum yollarının da şişlikten dolayı kapanmasıdır. Bu durumda ağız içinde buz parçası tutulup emilirse şişmenin oluşması yavaşlar ve tıbbi yardım sağlanıncaya kadar kişi hayatta kalmış olur.
Boğulma vakalarında ne gibi ilk yardım uygulanır?
Vücuttaki dokuların oksijensiz kalmasına neden olan her durum boğulma olarak nitelendirilir. Örneğin gaz zehirlenmeleri, bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması, asılma ve suda boğulma gibi. Bu durumlarda öncelikle boğulma nedeni ortadan kaldırılmalı daha sonra hasta/yaralının oksijen alması sağlanmalıdır. Yaz mevsimlerinde suda boğulma vakaları sık görülmekte ve insanlar kaybedilmektedir. Sudan kurtarmak özel teknikler ve eğitim gerektirir. Sudan çıkarılan birine solunum kontrolü yapıldıktan sonra hemen suni solunum ve gerekirse kalp masajı yapılmalıdır. Biz bu işleme “Temel Yaşam Desteği” diyoruz. Bilinçli bir şekilde bu desteğin verilmesi hayat kurtarıcı olacaktır. Bir de şunu vurgulamakta yarar var: Sudan çıkarılan kişi soluk almıyorsa su boşaltmakla uğraşılarak zaman kaybedilmemeli hemen solunum desteği sağlanmalıdır. Çünkü yaygın olarak su boşaltma işlemleri yapılmaya çalışılmaktadır. Oysa suda boğulanların akciğerleri su ile dolmadan hava yolunun girişi refleks olarak kapanmaktadır. Dolayısıyla akciğerlere değil mideye dolan su boşaltılmış olur ki bu solunumdan daha acil bir uygulama değildir.
Yanıklara karşı ne tür ilkyardım uygulamaları var?
Yanıklar fiziksel, kimyasal ve radyasyon nedeniyle meydana gelebilir. Yanık yarasının derinliği ve genişliği, ciddiyeti açısından önemlidir. Evde sık görülen sıcak su, yemek, alev ve kimyasal madde dökülmesi ile oluşan yanıklarda, çeşme suyunun altına tutmak doğru olacaktır. Suyun tazyiksiz olması gerekir. Eğer deri bütünlüğü bozulmuş ise suyun altına tutulmadan temiz nemli bir bezle kapatılmalıdır. Soğuk su yanmayı, ağrıyı ve ödemi azaltır. Hastanede yapılacak tedaviyi kolaylaştırır. Evde bulunan birtakım merhem, pomat ve kremler doktora sorulmadan kullanılmamalıdır.
Halk arasında yanık yaraları için çok değişik maddeler kullanılmakta, kulaktan dolma uygulamalara başvurulmaktadır. Bu uygulamalar yanık yarasının derinleşmesine ve iz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle soğuk su uygulaması ve tıbbi yardım istenmesi yeterlidir.
