Almanya'da Müslüman Bir Diş Hekimi Necmiye Topal
Bize kendinizden bahseder misiniz?
İsmim Necmiye Topal, Stuttgart’ta 5 yıldır diş hekimi olarak çalışıyorum. Doğma büyüme Türkiyeliyim aslında ama meslek gereği Alman vatandaşıyım. Türkiye’de doğup büyüdüm. Ortaokul 1. sınıfa kadar Türkiye’de okudum. Ailemin ani bir kararıyla yaz tatilinde bizi buraya getirdiler. Ondan sonra Almanya’da belirli etaplardan geçerek bu aşamaya geldik. Bu arada ortaokulu (Realschule) bitirdim. Ardından ticaret lisesini (Wirtschaftsgymnasium) bitirdim. Sonrasında diş hekimliği fakültesini bitirdim. Bir kaç yıl başka yerlerde çalıştıktan sonra burada kendi muayenehanemi açmak nasip oldu.
Avrupa’da Müslüman biri olarak diş hekimliği yapmak nasıl bir duygu? Bunun zorlukları ve kolaylıkları nelerdir?
Benim bir arkadaşım var. Bana hep şöyle der: “Necmiye! Sen kendinden çok şey bekliyorsun ve hepsini de yapabiliyorsun aşağı yukarı. Bunu başkalarından da bekliyorsun. Ama bunu herkes yapamıyor.” Ben azmettiğim birçok şeyi yapabildiğim için bana çok doğal geliyor. Onun için Avrupa’da diş hekimi olmak benim için çok uçuk bir şey değil, olması gereken diye düşünüyorum ama başkalarının gözünde çok farklı gözükebiliyor. İnsanlar, bu erişilmez, ulaşılmaz diye bakabiliyor. Aslında bir Müslüman’ın kendisini yetiştirmesi gerekiyor. İster bu Avrupa’da olsun ister Müslüman bir ülkede olsun, olması gereken bu bence.
Hastalarınız sizi tercih ederken Müslüman kimliğinizin etkisini görüyor musunuz?
Tabi ki, özellikle Türk hastalarda. Başından beri aktif bir şekilde reklam yapmadım. Fakat bir gelen arkasından bir başkasını beraberinde getirdi. Burada da gerçekten hem Müslüman olmanın hem de Türk olmanın ve dil konusunun büyük rol oynadığını düşünüyorum. Hatta sadece Türkler gelmiyor, Boşnak Müslümanlar da geliyor. Geçen Arap bir Müslüman gelmişti. Belki gençlerde dil çok tercih edilen bir şey değil, çünkü onların Almancası olduğu için çok gerek duymuyorlar. Genelde Türkiye’den gelen bayanlar, burada yetişenler de kendi diliyle kendilerini daha iyi ifade edebileceklerini düşündükleri için tercih ediyorlar.
Daha çok, dil büyük rol oynuyor bence. Tabi ki Müslüman kimliğimin de etkisi var. Ben hiçbir hastaya, “Siz, ben Müslüman olduğum için mi geldiniz?” diye sormuyorum. Hastaya verdiğimiz formda “Bizi nasıl, nereden bulup geldiniz?” sorusuna, kimisi internetten diye cevap veriyor ama birçoğu tanıdıkları vasıtasıyla geldiklerini söylüyorlar; tavsiye üzerine geliyorlar. Tavsiye edilmemde kimlik de ön plana çıkıyor ama daha çok yapılan işten memnuniyet ya da belki güler yüz.
Gayrimüslim hastalarınız, sizin gibi Müslüman olan bir hekimden tedavi olmayı nasıl karşılıyorlar? Bunun, onların Müslümanlar ve İslam dini hakkındaki düşüncelerine pozitif etki ettiğini düşünüyor musunuz?
Gayrimüslim hastalarımın birçoğunu, benden önce bu muayenehanenin sahibinden devraldım. Fakat beni tercih edenler, Müslüman olduğumu bilerek geliyorlar. Bazıları belki biraz çekinerek geldiler başlarda. Nasıl bir çalışma metodum var bakmak istediler. İnsanlarla iletişimim nasıl? Birçok Alman aile geliyor, hepsi kalıyor. Zaten gidenler, bu değişim aşamasında gitti. Yıllar sonra tekrar gelenler de var. Memnun kaldıklarında Müslüman kimliğimden dolayı negatif bir bakış açıları olmuyor, ben bunu birçok hastada gözlemledim. Dış görüntü artık hiçbir etken oluşturmuyor.
Pozitif etki ettiğini kesinlikle düşünüyorum. Biliyorsunuz ki Almanya’da Türklerin ve Müslümanların bıraktığı intiba, özellikle mülteciler geldikten sonra medyanın da etkisiyle çok olumlu değil. Sizler gibi, bizler gibi örnekler inşallah bir nebze de olsa bu insanların beyinlerindeki yerleşmiş yargıları yıkabiliyor diye düşünüyorum.
Sağlıklı yetişkin bir insanın günde kaç kere diş temizliği yapması gerekmektedir? Hangi sıklıkta, bir diş doktorunun kontrolünden geçmesi gerekir?
Aslında günde iki defa yeterli. Bunun bir defasında, mesela sabah kahvaltısı sonrasında, dişlerini yemek artığı kalmayacak şekilde temizlerse bu kâfidir. Günde bir defa da en azından 3 dakika itinalı bir şekilde hem diş fırçasıyla, hem diş arası temizliğiyle temizlerse bu yeterlidir.
Tabi ki sadece diş temizliği değil diş sağlığı için rol oynayan faktör. Bunun yanında beslenme de çok önemli. Yediğimiz içtiğimiz gıdalar çok önemli. Yani isterseniz günde 5 defa diş temizleyin, yanlış besleniyorsanız dişinizde çürük ya da aşınma oluşabilir. Bir de bazı hastalarda genetik problemler var. O yüzden bazen diş temizlemenin çok etkisi olmuyor. Tabi ki diş temizliği gerekli ama bir hastalık olduğu zaman bu tedavi edilmediği sürece 10 defa da temizleseniz o hastalık ilerliyor.
Beslenme önemli bir faktör. Tatlı şeylere, yediğimiz meyvelere dahi dikkat etmeliyiz. Meyve sağlıklı diyoruz ama meyvenin içerisinde çok asit var. Yediğimiz tatlılar, unlu mamuller vs. bunlar aside dönüştüğü için bunlara da dikkat etmek gerekiyor.
Hangi sıklıkta diş doktoruna gidilmeli derseniz, kişiye özel diyebiliriz. Mesela hastanın diş çürümesine yatkınlığı varsa daha sık gelmesi gerekiyor. Hiç diş çürüğü yoksa yılda bir kere kâfi. Ama yatkınlığı varsa en az yılda iki defa gelmesi gerekir. Diş eti rahatsızlıkları varsa biz üç ayda bir gelmesini tavsiye ediyoruz. Mesela çok yoğun sigara kullanan hastalarımız var. Sigara ağız ve diş sağlığı için çok zararlı. Bu yüzden onların da daha sık gelmesi gerekmektedir.
Avrupa’da yaşayan Müslümanlar sizce diş sağlığına ne kadar önem veriyor?
Bazıları çok önem veriyor, bu konuda çok hassaslar ama genele bakarsak çok fazla önem vermiyorlar.
Bizim toplumumuzda maalesef bir düşünce var. Benim dişim ağrımıyor, neden diş doktoruna gideyim? Sadece ağrıdığı zaman geliyorlar. Çok geç kalınmış oluyor. Yani koruyucu diş hekimliği diye bir şey maalesef bizim toplumumuzda oturmamış. Aslında çocukluktan başlayarak öğretilmesi gerekiyor. Bu da çocuğu ürküterek korkutarak değil, bir şekilde sevdirerek. Hiçbir şekilde olumsuz kavramlar kullanmadan çocuğu ısındırmak gerekiyor. Diş hekimine düzenli kontrollerine getirerek çocukluktan bu alışkanlığın kazanılması gerekir.
Diş hekimi olarak, evde diş temizliği hakkında tavsiyeleriniz nelerdir?
Ben kendim 15 yıldır elektrikli diş fırçası kullanıyorum. Elektrikli diş fırçasıyla bazı bölgelere çok daha rahat ulaşıyorsunuz, ben bundan dolayı kullanıyorum, vazgeçmeyi de düşünmüyorum. Birçok hastama da tavsiye ediyorum. Başlığını düzenli olarak değiştirmeliyiz. Onun haricinde diş arası temizliği kesinlikle yapılmalı. Günde bir kere en az 3 dakika fırçalanmalı.
Diş macunlarının içinde florür olması gerekir. Medyaya bazen yansıyor, florür zehir olarak tanıtılıyor ama bunlar araştırmalarda kanıtlanmış; diş çürümesinin önüne florür ile geçilebiliyor. O yüzden de diş macunun içinde florür olması gerekiyor ve en az 3 dakika fırçalamak gerekiyor ki florür diş minesinin içine yer edebilsin.
Beslenmeye de dikkat etmek gerektiğini tekrar vurgulamak istiyorum. Sürekli tatlı yediğimizde, tükürüğün ph değeri değişiyor ve dişin içindeki fosfat, potasyum, kalsiyum vs. bu dengeyi sağlamak için dişin içinden tükürüğün içine kayma yapıyor. Bu şekilde de yavaş yavaş çürüme oluşuyor. Ya da bakteriler aside dönüştürüyor ve diş minesinin çözülmesine yol açıyor.
Onun haricinde bir şeye daha vurgu yapmak isterim. Maalesef birçok anne-baba bunun bilincinde değil. Çocukların el becerisi iyi olmadığı için belirli bir yaşa kadar, 10-12 yaşına kadar anne-babanın çocuğun dişlerini temizlemesi gerekiyor. Çocuk dişlerini temizledikten sonra en azından tekrar kontrol edilmesi gerekiyor.
Peki dil temizliği de mi her gün yapılmalı?
Her gün değilse de haftada birkaç kez düzenli yapılması iyi olur.
Dergimiz hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Dergilerinizin her ikisi de her şeyiyle çok kaliteli; tasarımı olsun, içeriği olsun... Birçok kişiye de tavsiye ettim. Kokusu bile çok güzel.
