Tükenmişlik Sendromu ile Tükenmeyin / Uzman Psikolog Reyhan Algül
Yoğun iş temposu, zamana ayak uydurma derken monotonlaşan yaşamın beraberinde getirdiği sendromlardan biri olan tükenmişlik sendromunu sizler için Reyhan Algül Hanımefendi ile yaptığımız röportajda konuştuk.
Reyhan Algül Hanımefendi, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olup ilk yüksek lisansını Uygulamalı Psikoloji alanında yapmıştır. İkinci yüksek lisansına Klinik Psikoloji alanında devam etmektedir. 2011 yılında “Erkeğin Sözü” ve 2014 yılında ise “Bugün İşe Gitmesem-İş Yaşamında Tükenmişlik Sendromu” adlı kitapları yayımlanan Reyhan Hanım, özel bir üniversite hastanesinde uzman psikolog olarak yetişkinlerle çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli dergi ve web siteleri için makaleler yazıp aynı zamanda da seminerler ve eğitimler vermektedir.
Tükenmişlik Sendromu nedir?
Tükenmişlik Sendromu (Burnout), iş stresinin kişide fiziksel, zihinsel ve duygusal bitkinlik yaratması; kişinin mesleğinden uzaklaşması, kendisine, çalışma arkadaşlarına ve işine karşı olumsuz duygular beslemesidir. Maslach ve arkadaşlarına göre tükenmişlik; duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarının azalması olmak üzere üç bileşenden oluşan bir sendromdur.
Günlük yaşam pratikleri açısından tarif edersek; kişinin işe giderken ayaklarının geri geri gitmesi, işe gitmek istememesi ve bu işin zor gelmesi, çevresindeki insanlara, özellikle iş arkadaşlarına yabancılaşması, keyifsiz hissetmesi, işine karşı alaycı bir tutum geliştirmesi ya da işine duyarsızlaşması gibi durumları yaşamasıdır.
Tükenmişliğe sebep olan faktörler nelerdir? Bireysel bir sorun mudur?
Tükenmişliğin birçok nedeni vardır. Cevap, iş hayatının dinamiklerinde saklı diyebiliriz. Nasıl bir ortamda çalıştığınızdan iş arkadaşlarınıza, hizmet verdiğiniz sektöre kadar her şey tükenmişliğe neden olabilir. Bireysel bir sorun olarak algılanmasına rağmen hem bireysel hem toplumsal hem de sistemsel bir sorundur. Bu yüzden de hem yaşayan kişiye hem onun çalıştığı yerin iş akışına hem de çalışma sisteminin kendisine zarar verir. Sistemsel olarak en büyük sorun, verimli iş gücünün kaybıdır. Çünkü tükenmişlik yaşayan insanlar, genel olarak iyi çalışanlardır.
Tükenmişliğin fiziksel, zihinsel ve duygusal belirtileri nelerdir?
En sık rastlanılan fiziksel belirtilerin;
-Fiziksel yorgunluk, enerji düşüklüğü
-Yorgun uyanma
-Uyanmakta zorluk ve/veya uykuya dalmakta zorluk
-Sık hasta olma
-Sık kabız olma
-Genelde geçmeyen bedensel ağrılar (en çok sırt, bacak vb. yerlerde)
-Solunum güçlüğü
-Kalp çarpıntısında artış
-Sindirim sistemi ile ilgili sıkıntılar (özellikle midede şişkinlik, mide ağrıları vs.) olduğunu görüyoruz.
Zihinsel belirtilerden en çok görülenler;
-Karar vermede güçlük, sık sık kararsızlık yaşama
-Erteleme
-Emin olmama
-Eskiden, zevk veren kitap okuma, bulmaca çözme gibi etkinliklerden çabuk sıkılma, konsantrasyon problemleri
-Dikkat sorunları
-Unutkanlık
-Dalgınlık
Duygusal Belirtilere baktığımız zaman da;
-Çaresiz hissetme
-Kolay öfkelenme
-Sinirlilik
-Hemen hemen hiçbir şeyden keyif alamama
-Hayal kırıklığı, çökkünlük
-Özsaygının ve özgüvenin düşmesi
-Kendini değerli görmeme
-Eleştirilere kapalı olma
-Yabancılaşma
-Ümitsizlik olduğunu görmekteyiz.
Tükenmişlik Sendromu kişide hangi davranışsal sonuçlara yol açar?
-Verimsiz çalışmaya başlar
-Yaptığı işe olan ilgisini kaybeder
-İşe geç kalmaları artabilir
-İşte hata yapma sıklığı artar
-Asık suratla çalışma (çoğu kez kasıtlı yapılmaz, ruh halinden dolayı yüz düşer)
-Performans düşüklüğü olur
-Sık rapor alımı başlar
-İş ortamında gerginlik ve çatışmalar artabilir
-Müşteri ya da hizmet alanlara karşı umursamaz davranma gibi şeyler davranışsal çıktılar olarak kendini gösterir.
Tükenmişlik Sendromu’nda kişisel özelliklerin rolü oluyor mu?
Bu sendromu, bir kişinin kişilik özelliklerinden tamamen ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Şu kişilik özelliğine sahip insanlarda daha çok görülmektedir;
-İdealist
-Sorumluluk almayı seven
-Hayır demeyi pek bilmeyen
-Mükemmeliyetçi
-Hassas
-Fedakâr olan
En sık hangi mesleklerde görülür?
Tükenmişlik Sendromu, belli koşullar gözetmeksizin herkesin başına gelebilir. Ancak belli meslek gruplarında ve sektörlerde daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Özellikle;
-Riskin çok ama hata oranının en az olması gereken sağlık, havacılık gibi alanlarda çok daha fazla görülmektedir.
-Doğrudan insana hizmet veren sektörlerde çalışanlar: Çağrı merkezi çalışanları, bankacılar, hizmet sektörünün tüm kolları gibi.
-Geniş kitleler tarafından değerlendirilen ve eleştirilebilen mesleklere sahip olanlar: Yazarlar, gazeteciler, medya çalışanları, sanatçılar gibi.
-Çalışma şartları ağır olan ve vardiya sisteminde çalışanlar; büyük risk altında olan madenciler, tekstilde çalışanlar.
-Yine öğretmenlerin, özel eğitimcilerin, polislerin, itfaiyecilerin de tükenmişliği yaşayan çok sık gruplar olduklarını biliyoruz.
Tükenmişlik Sendromu’na çözüm olarak neler öneriyorsunuz?
Tükenmişlik yaşayan kişi bezgindir ve geleceğe karşı özellikle de işi konusunda umutsuzdur. Sürekli bir gerilim ve baskı altındaymış gibi hissederek ve algılayarak çalışır. Hazır bir reçete sunmak çok doğru değil ancak mutlaka önerebileceğim şey; bunu yaşayan kişilerin boş vermemeleri, durumlarının farkında olmaları ve işi işte bırakmayı başarabilmeleridir. Hem fiziken hem ruhen esneyebilmek, bu sendromla ve iş stresiyle başa çıkabilmeyi kolaylaştırır.
Tükenmişlik Sendromu oluşmadan tedbir alabilmek önemlidir. Bu nedenle çalıştığınız kuruma objektif bir gözle bakabilmek, ufak tefek belirtilere dikkat etmek önemlidir. Kısa vadede canınızı sıkan şeylerin, uzun vadeli sonuçlarını analiz edebilmek her zaman kolay olmayabilir. Örnek olarak; kurumun değerleriyle kendi değerleriniz çatışıyorsa, kendinizi kurumun değerlerine adapte edemeyeceğinize inanıyorsanız, tükenene kadar beklememek en doğrusudur.
Bireysel yapılabilecekler kadar kurumların da yapabileceği çok şey vardır. Tükenmişliğin bir sorun olarak hem hukuki hem çalışma hayatı düzleminde tanımlanması gerekmektedir. Bu sendrom tanınır ve her çalışanın bunun için bir aday olabileceği gerçeği bilinirse alınabilecek tedbirler de artacaktır. İnsanca ve güven içinde çalışma şartlarının sağlanması, denetimlerin göstermelik olmaması, çalışana değer verilmesi gibi birçok faktöre dikkat edilmesi, mücadeleyi kolaylaştıracaktır.
